Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Veciz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Özlü, Aydın, Kıssa - Yazın kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Edebiyat
- Tamam kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bütün, Eksiksiz, Tüm, Olur, Doğru, Evet, Oldu, Peki
- Cesaretlenmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yüreklenmek, Cüretlenmek
- Kırlent kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yanyastığı
- Gözübağlı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gözü Kapalı
- Sınırlı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bağlı, Dar, Münhasır
- Kayağan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kaypak
- Bıktırmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Usandırmak, Bezdirmek
- Nesir kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Düz Yazı, Düzyazı
- Part Time kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yarımgün
- Kör Körane kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gözü Kapalı
- Sağistem kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hüsnüniyet
- Mebde kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Baş, Başlangıç, İlke, Kaynak, Kök
- Teşhir Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Göstermek, Sergilemek
- Atılış kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Atılım, Hamle, Savlet, Hücum
- Gülle kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kumbara, Kurşun, Mermi, Top Mermisi
- Spekülasyon kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Vurgun, Düzen; Kurgu, Saptırma
- Şatafatlı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gösterişli, Cafcaflı, Görkemli, Lüks
- Yeterlik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ehliyet, Kifayet, Liyakat, Yeterlilik
- Hödük kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Korkak, Ürkek, Görgüsüz, Kaba, Anlayışı Kıt
- İmanlı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İnançlı, Mümin
- Halel kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bozma, Bozukluk
- Kadük kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Önemsiz, Eskimiş
- Dürümlemek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kıvırmak
- İktiza Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gerekmek
- Kadem kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Adım, Ayak, Uğur
- Memur kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Görevli, Emekçi, Yükümlü, İşyar
- İman Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İnanmak
- Büzük kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Cesaret
- Sığınmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İltica Etmek, Barınmak
- Siftinlik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Adi, Bayağı, Berbat
- Sergen kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Cam Bölme, Dolap, Vitrin, Raf
- Esef kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kaygı, Tasa, Üzüntü, Acınma, Yerinme
- Engebelik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Engebe
- İrca Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çevirmek
- Ira kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Karakter, Seciye, Öz Yapı, Kişilik
- Kırık Dökük kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çürük, Değersiz, Eski
- Dinlemek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kulak Vermek, İşitmek, Söz Dinlemek, Uymak
- Gülük kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hindi
- Poşet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Torba
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü