Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Vahdet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Birlik, Teklik - Aksan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Söyleyiş, Vurgu
- Meşru kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yasal, Kanunlu, Törel, Yollu
- Seans kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Oturum, Gösterim
- Kelep kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çile, Demet
- Mecaz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Değişmece
- Fukaralık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yoksulluk, Güçsüzlük
- Askeri kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Süel, Harbi
- Yaslanma kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İstinat
- Münteşir kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yaygın
- Sema kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gökyüzü, Gök
- İktiza Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gerekmek
- Bahtsız kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Talihsiz, Bedbaht
- İsticvap kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sorgu
- Tatbikat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Uygulama, Deneştirme
- Direnç kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mukavemet; Rezistans
- Arzu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Heves, İstek, İsteme, Dilek, Yönelme, Eğilim, Gönül, Rağbet
- Piyon kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Piyade
- Kut kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bereket, Mutluluk, Uğur, Mut, Saadet
- Vaveyla kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çığlık, Hay Küy
- Çınlamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tınlamak
- Küp kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sarhoş
- Kılıklamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Oyalamak
- Uyduruk kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Uydurma, Asılsız
- Arkalamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Korumak, Arkasına Almak, Yüklenmek, Müzaheret etmek
- Çarpışma kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Cenk, Müsademe, Tokuşma
- Racon kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Fiyaka, Gösteriş, Usul, Yol, Yöntem
- Hava Meydanı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Havalimanı
- Kıvrak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Atik, Derli Toplu, Aceleci, Canlı, Güzel, Şık, Yakışıklı, Hareketli, Becerikli
- Binnetice kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Nihayet
- Nişanlık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Belirti, İşaret
- Girdap kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çevrinti, Çevri, Burgaç, Burulgan
- Umum kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ahali, Bütün, Halk, Herkes, Kamu, Tüm, Hep
- Frijider kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Buzdolabı
- Hilat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kaftan
- Yadsılı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Olumsuz, Menfi, Salibe
- Abur Cubur kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Boş, İşe Yaramayan, Faydasız, Yararsız
- Çevrilmiş kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mahdut
- Homurtu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mırıltı
- Gevşetmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Boşaltmak
- Tuzak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hile, Ağ, Al, Komplo, Tele, Düzen
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü