Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Uyarlama kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tetabuk, Adapte, Adaptasyon - Nosyon kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kavram
- Alan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Meydan, Saha, Düz, Kayran, Düzlük, Vadi, Yer
- Şüphe kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kuruntu, Kuşku, Şaibe, Şek, İşkil
- Balalık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Rahim
- Şanson kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Melodi, Şarkı
- Tür kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Nevi, Cins, Çeşit, Kabil, Kalem, Nev, Soy, Tarz, Türlü, Zümre
- Vicdan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İçsel Güç, Bulunç
- Layiha kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Proje, Tasarı
- Bent kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Set, Bağla, Germeç, Büğet, Bağ, Baraj, Eklem
- Eksi Uç kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Negatif Elektrot, Katot
- Tanınmayan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yabancı, Yeni
- Saltçılık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mutlakiyet
- Caiz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Uygun, Yerinde, Gerekli, Yerinde Sayılan, Yakışık Alan
- Ker kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kudret, Kuvvet, Sadasız, Sağır
- Tezyifkâr kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Adi, Bayağı, Kötü
- Fark kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ayrım, Üstelik, Tefrik, Başkalık
- Yalnızca kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ancak, Sadece, Salt, Sırf, Tek, Yalnız
- Yeraltı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Aykırı
- Makine kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Araba, Kılga, Otomobil
- Sünnet Olmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kesilmek
- Kuvertür kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Örtü
- Kıtlamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İncitmek, Isırmak
- Çekyat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kanepe
- Cenabet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Cünüp, Taharetsizlik
- Cumartesi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Şembe
- Döner Kebap kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Döner
- Eslek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İtaatli
- Ürküntü kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Korkma, Korku, Vahşet
- Kenevir kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çetene, Kendir
- Çevirmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çeviri Yapmak, Döndürmek, İdare Etmek, İhata Etmek, Kuşatmak, Muhasaraya Almak, Sarmak, Tercüme Etmek, Vermek, Yönetmek
- Şapalak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Şamar, Tokat
- Belde kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Şehir, Kasaba, Mekân, Yer, Çevre
- Erkin kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Özerk, Serbest, Özgür, Müstakil, Hür
- Kök Salmış kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Oturmuş
- Fizik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hikmet
- Kembağal kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Fakir, Fukara, Sefil, Yoksul, Züğürt
- Düğümlü kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Karışık
- Veli kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Evliya, Ermiş, Mukaddes, Pak, Sorumlu, Eren
- Hadım kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kısırlaştırılmış
- Sansür kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sıkı Denetim
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü