Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Tuf kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yuf - Bagaj kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yük
- Göz Doktoru kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gözcü
- İçtimai Fikir kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Efkârıumumiye
- Başlık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kalın, Serlevha
- Gülücük kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tebessüm
- Anne Baba kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ebeveyn
- Mükemmel kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Eksiksiz, İdeal, Harika, Kâmil, Komple, Şahane, Tam, Kusursuz, Yetkin
- Kelime kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Lafız, Lügat, Söz, Sözcük
- Kara Tahta kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Levha, Tahta, Yazı Tahtası
- Artağanlık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bereket
- Linet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İshal
- Münasebetsiz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Saygısız, Aksi, Çirkin, Ters, Uygunsuz
- Gönç kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Zengin, Varlıklı
- Oranlı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Uygun, Nispetli, Mütenasip, Mütevazin, Mutedil, İnsaflı
- Şarkiyat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Doğubilim, Şarkşinaslık
- Talep kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dilek, İstek, İstem
- Fırtınalı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Karışık
- Şeci kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yiğit, Yürekli
- Tapı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mabut
- Çepine kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yanlama
- Sınalgı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Televizyon
- Muğber Olmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gücenmek, Küsmek
- Hunhar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kasap, Kana Susamış, Kan Dökücü
- Kucak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Aguş, İç, Koyun, Ocak, Ortam
- Zülfüyâr kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Zülüf
- İfşa kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Açıklama, Yayma, Ortaya Dökme, Dile Verme
- Sır kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Giz, Peçe, Camsı Vernik, Gizem
- Demek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Buyurmak, Düşünmek, Erişmek, Saymak, Ummak, Yeltenmek, Ses Çıkarmak, Söylemek, Söz Söylemek, Şu Halde, Öyleyse
- Tahtelbahir kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Denizaltı
- Harem kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Eş, Karı
- Telefon kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Alısün, Çınka
- Muhbir kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çuğul, Haberci, Jurnalci, Ele Veren, İhbar Eden
- Manzum kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Nazım, Muntazam
- Vergici kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tahsildar
- Girinti kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tırtıl
- Tebriye Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Aklamak
- Mürettiplik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dizmenlik
- Trafik Magandası kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Otoş
- Kem kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kötü, Eksik, Noksan, Fena
- Zenci kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Siyahî, Kara Derili
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü