Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Tertibat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Düzen, Sistem, Önlem - Ele Salma kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İğfal
- Tosbağa kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kaplumbağa
- Emektar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Eski
- Danışma kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Müracaat, İstişare, Müzakere, Müşavere, Konuşma
- Anavatan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Anayurt
- Dümbek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dümbelek
- Partner kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Eş, Ortak
- Gezinmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dolaşmak, Eğlenmek
- Mutluluk kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Devlet, Saadet, Sevinç, Ongunluk
- Düşünmeden kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ezbere, Gözü Kapalı
- Demagogluk kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Demagoji
- Kortej kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tören Alayı, Topluluk, Alay, Maiyet
- Fasıl kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bölüm, Devre, Dönem, Kısım, Koğ
- Ufalamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Küçültmek
- Şavalak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Aptal, Budala, Sersem
- Kadavra kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ceset
- Ecnebi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yabancı, El, Ağyar
- Gülümseyen kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mütebessim
- Solungaç kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Galsame
- Olsa Olsa kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Nihayet
- Ürkek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çekingen, Korkak
- Ayrı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Irak, Yalnız, Tek, Tek Başına, Benzemeyen, Başka Türlü, Başka
- Vadeli Mevduat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Vadeli Hesap
- Barama Kurdu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İpek Böceği
- Alıngan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Duygulu, Hassas, Nazik Yürekli
- Muhtarlık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yöre Başkanlığı
- Küşüm kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kaygı, Kuşku
- Sabaha Kadar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Seherecen
- Kafadaş kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kafadar
- Bulaşık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kirli, Pis, Etki, İz, Karışık, Kirli, Yapışkan
- Bakan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Nazır, Vekil, İcra Vekili
- Hoş Bulduk kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hoş Gördük
- Kıran kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Afet, Bayır, Çevre, Kenar, Kıyı, Tepe, Uç
- Servis kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hizmet
- Zarafatçıl kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Muzip
- Bakmayarak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Rağmen
- İncimiş kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kırgın
- Melanet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Büyük Kötülük, İlenilecek İş
- Tahlil kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çözümleme
- Kaytak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dalkavuk, Kuytu, Yağcı
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü