Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Pervaz Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Uçmak - Tatminkâr kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Doyurucu, İkna Edici, Kanaatlendirici, Uygun
- Tutuşturmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dökmek, Yakmak
- Tasvip kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Onama, Onaylama
- Maket kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Örnek, Taslak
- Diskur kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Söylev, Söylem, Nutuk
- Tuluat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Doğaçlama
- Güç kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ağır, Bilek, Can, Çetin, Derman, Fer, Hâl, Hız, Kudret, Kuvvet, Mecal, Müşkül, Sarp, Takat, Zor, Efor
- Kazıbilim kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Arkeoloji
- Teltik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hata, Yanlış
- Rulo kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Pasta, Tomar
- Yaprak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Varak
- Çimlenmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yeşermek, Yararlanmak
- Cenup kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Güney
- Rest Çekmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Meydan Okumak, Son Sözü Söylemek
- Yakarış kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dua, Niyaz
- Bağımsız Milletvekili kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bağımsız
- Arkaüstü kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sırtüstü
- Salman kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Serbest, Başına Buyruk
- Haliyle kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Olduğu Gibi; Doğal Bir Sonuç Olarak, İster İstemez
- Memnuniyet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kıvanç, Mutluluk
- Malumat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bilgi, Veri, Sorak
- İştirak Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Katılmak
- Yakmaç kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yağıt, Brülör
- Söz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Alay, Güfte, Kelam, Kelime, Laf, Lafız, Lakırdı, Lakırtı, Lügat, Nazire, Nutuk, Söylenti, Sözcük
- Pervaz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Parvaz, Çerçeve, Uçuş
- Yolsuz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Uygunsuz, Yersiz
- Dayanacak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Durak
- Sakin kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Durgun, Sessiz, Sütliman, Dingin, Oturan, Eğleşen
- Hikâyeci kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Öykücü
- Anında kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çabucak
- Enlem kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı En Dairesi, Paralel
- Öğrenim kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Maarif, Tahsil
- Pay kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hak, Hisse, Üleş
- Samut kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Suskun
- Müsavi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Denk, Eşit, Bir
- Makine kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Araba, Kılga, Otomobil
- Posta kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ulak, Defa, Kez, Kol, Sefer, Takım, Vardiya, Gönderi
- Küp Şeker kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kesme Şeker
- Dramatik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Acıklı
- Mutabakat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Muvafıklık, Uygunluk, Uyum, Yekdillik, Özdeşlik, Anlaşma, Uyuşma
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü