Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Cumhur Cemaat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Cümbür Cemaat - İnikâs Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yankılanmak, Yansımak
- Çağrıcı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mübaşir
- Halaskâr kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Velinimet
- Tabansız kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Korkak, Ödlek, Yüreksiz
- Âlâ kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İyi, Fevkalâde, Pek İyi, Güzel
- Sisli kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sislenmiş, Bulanık
- Yüngül kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hafif, Üstünkörü
- Öksüz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Anası Olmayan, Kimsesiz, Yetim
- Doğramaç kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Cacık
- Tahassüs kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Duygulanma
- Müdafaa Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Korumak, Savunmak, Tutmak
- Yayan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yürüyerek, Ayakla, Bilgisiz, Naşir, Piyade, Yaya
- Duyurulmayan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gizli
- Bir Anda kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çabucak
- Basiret kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Öngörü, Sezi
- Payapay kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Eksiksiz, Tastamam
- Düşlemek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hayal Etmek
- Tanıtma Yazısı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Jenerik
- Oylaşım kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Müzakere, Tezekkür
- Zorlamasız kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İçten, Kolay
- Lerze kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Titreme
- İlk kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Birinci, Evvelki, Önceki, Evvel, Ön
- Kargı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mızrak, Kamış
- Müttehit kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Birleşik
- Ufunet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Pis Koku, Yangı, Cerahat, İrin
- Terbiye kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Edep, Eğitim, Görgü
- Didişmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Uğraşmak
- Malum kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Belli, Bildik, Bilinen, Bilinmiş, Bilindik
- Yönetilebilir kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Güdümlü
- Emir Vermek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Komut Vermek
- Kefenlemek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tekfin Etmek
- Tokatçı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dolandırıcı
- Yola Gitmeyen kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Geçimsiz
- Abıhayat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bengi Su, Dirim Suyu
- Halk kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ahali, El, Kamu, Folk
- Vekillik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bakmanlık, Bakanlık, Vekâlet
- Proses kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Süreç
- Köstebek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sokur, Yer Sıçanı; Sıraca
- Aşüfte kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Oynak
- Öyküler kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kısas
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü