Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Tefsir kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Açıklama, Yorum - Necaset kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Pislik
- Çağrılık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Davetiye
- Psişik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tinsel
- Maksat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Amaç, Erek, Garaz, Gaye, Hedef, Kasıt, Meram, Niyet, Tasavvur, Yol, İstek
- Ukmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Anlamak, Düşünmek, Paykamak
- Müteşekkir kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Teşekkür Etmek
- Şimendifer kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Katar, Tren, Demiryolu
- Neşe kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bayram, Sefa, Sevinç, Şenlik, Şevk, Mutluluk, Gönül Açıklığı
- Vefasızlık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hıyanet
- Agreman kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Uygunluk
- Martir kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Şehit
- Taya kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dadı
- Yer Yuvarlağı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dünya
- Bidat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Uyduruk
- Yenmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Aşınmak, Bastırmak, Bozmak, Çommak, Ezmek, Haklamak, Kazanmak, Tutmak, Mağlup Etmek, Kemirilmek
- Sahnelemek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Temaşaya Koymak
- Yatılı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Leyli
- Çıkış kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tebliğ, Yokuş
- Klan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Boy
- Çukur kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mezar, Çökük
- Zanaatkâr kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sanatkâr
- Takdirname kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Takdir
- Belirtke kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Amblem, Gösterge
- İşsiz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Aylak, Boş, Avare
- Kırnak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Cariye, Çevik, Güzel, Titiz, Halayık, Oynak, Çevik, Cilveli, Boylu Boslu
- Obstrüksiyon kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Önleme, Engelleme
- Gülümseme kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tebessüm
- Gözenek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Pencere, Mesame, Ajur
- Kemikli kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sıska
- Kamera kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sınalga, Alıcı, Kameraman, Almaç, Kameriye, Çardak
- Azlık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Azınlık, Ekalliyet
- Tartaklamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hırpalamak
- Rubaî kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dörtlü, Dörtlük
- Söküotu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tavşancılotu
- Karma kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Karışık, Katışık, Yığma
- Leh kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Onun İçin, Onun Tarafın; Ondan Yana
- Nispeten kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Oranla, Biraz, Göre, Oldukça, Yanında, Bir Dereceye Kadar, Şöyle Böyle
- Far kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Düzgün
- Mükellef kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gösterişli, Ağır, Özenli; Yükümlü
- Salkın kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Serin
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü