Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Takdir kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Beğenme, Yazgı, Değer Verme, Önemseme - Gömlek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Basamak, Derece, Göbek, İşlik, Kat, Kılıf
- Vasıfsız kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Niteliksiz
- Pislenmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kirlenmek
- Ödenti kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Aidat
- Tavır kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Davranış, Durum, Eda, Hâl, Tutum, Vaziyet, Gösteriş, Tafra
- Sinmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Suspus Olmak, Nüfuz Etmek, Yılmak, Gizlenmek, Pusmak, Büzülmek, Saklanmak
- Kıyık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çuvaldız
- Münasip Olmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Uymak, Yakışmak
- Enfes kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Fevkalade, Çok Güzel, En Güzel
- Kurulma kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Teşekkül
- İtimatsızlık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Güvensizlik
- Minnetdarlık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Şükran
- Mektup kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Name, Yazı, Betik
- Zerrin kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sarı, Altın, Sarı, Fulya
- Computer kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bilgisayar
- Sim kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gümüş, İşaret
- Çenesi Düşük kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Boşboğaz, Geveze
- Hararet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sıcaklık, Coşkunluk, Isı, İsilik, Susuzluk
- Sayha kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çığlık, Bağırış
- Kayaç kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kaya
- Kaldığında kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kala
- Sivrileşmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sivrilmek
- Akıntı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Akım, Cereyan, Akma, Akış, Eğiklik, Meyil, Sızıntı
- Tedrisat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Öğretim
- Abırlı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hayalı, Hürmetli, İsmetli, İtibarlı, Münasip, Namuslu, Nüfuzlu, Selikalı, Utangaç, Yakşı
- Açınmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gelişmek, İnkişaf Etmek
- Yave kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Boşboğazlık, Cefengiyat
- Münteha kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Son
- Dolikosefal kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Uzun Kafalı
- Biteviye kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tekdüze, Sürekli, Yeknesak, Boyuna, Aynı Biçimde
- Tanıdık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Aşina, Bildik, Tanış, Yâr, Dost
- Hiddet Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kızmak, Öfkelenmek
- Dizlik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Şalvar
- Havadar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dayı, Torpil, Velinimet, Havası Bol, Yeleken, Yeles
- Zemin kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Taban, Toprak, Yer, Düzlem, Dayanak, Döşeme, Dünya, Ortam, Temel, Yeryüzü
- Ataerkil kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Pederşahi, Patriarkal, Atahakan
- Hami kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gözeten, Koruyan, Koruyucu, Kayıran, Kayırıcı, Velinimet
- Muallak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Asılmış, Asılı; Bağlı, Bağınlı
- Açıklamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İzah Etmek, Tavzih Etmek, Göstermek, Yayımlamak
- Nur kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Aydınlık, Işık, Parıltı, Şavk, Ziya
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü