Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Takdim kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sunma, Sunuş, Tanıtma, Öneltme, Önceleme - Yasaklamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kadağan Etmek, Menetmek
- Sene kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yıl
- Tekâsüf Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Toplanmak, Yoğunlaşmak
- Ağtabaka kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Retina
Doğrusu Ağ Tabaka Şeklinde Yazılır.
- Tevakki Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çekinmek, Sakınmak
- Öncü kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bayrak, Birinci, Kılavuz, Önder, Pişdar
- Tanımlamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tarif Etmek
- Üzünç kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Üzüntü
- Telesmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Acele Etmek, Aşıkmak
- Ataerkil kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Pederşahi, Patriarkal, Atahakan
- Gıcır kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yeni
- Müessir kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dokunaklı, Etkili, Sonuçlu; Etken, Etkin
- Bezgin kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yılmış, Bıkkın
- Koyulaşmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Koyulmak
- Emlak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yurt, Taşınmazlar, Gayrimenkul
- Hâsılat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gelir, Kazanç, Ürün, Örüt
- Görevli kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Memur
- Metelik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Zırnık
- Sakıncalı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mahzurlu
- İmdat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Medet, Yardım
- Ne Zaman kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Haçan
- Kuyruklu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Akrep
- Kabile kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Boy, Uyruk, Oymak
- Öykünmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Örnek Almak, İmtisal Etmek, Taklit Etmek
- Endişe Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kaygılanmak, Korkmak
- Müşavere kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İstişare
- Eşraf kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Zenginler, İtibarlılar, Sözü Geçenler, İleri Gelenler
- Sıradan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Adi, Alelade, Bayağı
- Yemiş kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Meyve, İncir, Kavun, Semere
- Berenarı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Biraz, Oldukça
- Sıvık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Vıcık Vıcık
- Gayriadi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Olağanüstü
- Deşarj kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Boşalma; Rahatlama
- Çile kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Eza, Cefa, Azap, Zahmet, Bela, Dert, Gam, Kelep, Sıkıntı
- Vurgu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Aksan
- Yanardöner kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Alıştım Yandım, Janjan
- Bayındırlık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İmar
- Müsamaha kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hoşgörü, Yumuşaklık, Görmezlikten Gelme, Göz Yumma
- Oymak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Aşiret, Deşmek, Kazmak, Tayfa, Yemek, Kabile, Hakketmek
- Sarmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Almak, Boğmak, Bürümek, Çekmek, Çevirmek, Dolamak, Hücum Etmek, İhata Etmek, Kaplamak, Kucaklamak, Kuşatmak, Örtmek, Saldırmak, Tutmak
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü