Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Trap kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hendek, Tuzak - Çağrıcı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mübaşir
- Dideban kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bekçi, Gözcü, Nöbetçi
- Turizmci kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gezginci
- Yâren kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Arkadaş, Yakın Dost
- Huzme kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Demet, Işın Demeti
- İcatçı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kâşif
- İnsafsız kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Vicdansız
- Danışık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Muvazaa
- Beylik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hükûmet
- Kronometre kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Süreölçer
- Deflemek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Defetmek
- Güçlükler kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Müşkülat
- Komedyen kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Güldürmen
- Mahiyet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Asıl, Esas, Nitelik, Öz, Vasıf, İçyüz
- Provokatör kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kışkırtıcı
- Tayyarecilik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Uçmanlık
- Pes kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yeter, Teslim
- Tesviye Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ödemek, Vermek
- Tema kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ana Duygu, İzdem, Düşünce, Görüş, Ana Konu
- Faks kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Belgeç, Belgegeçer
- Gül kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çiçek, Kızılgül
- Üçteker kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Triportör
- Boşkap kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tabak
- Yere Devrilmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Düşmek
- Peder kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ata, Baba, Papaz
- Hariç kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dış, Dışarı, Müstesna, Dahil Değil
- Uşak Saldırma kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Düşük, Kürtaj
- Özlemek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Aramak, Darıkmak, Hasretini Çekmek, Sağınmak, Susamak
- Geçim kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Anlaşma, Uyuşma, Maişet, Dolanma, Uyum
- Esas kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ana, Anayasa, Asıl, Baş, Başlıca, Gerekçe, Gövde, Hakikat, İlke, Kök, Mahiyet, Omurga, Temel, Üs, Ana Öge, Asal
- Meneviş kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hare
- Keşşaf kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İzci
- Aklamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İbra Etmek, Temize Çıkarmak, Beraat Ettirmek, Beraat Kazandırmak
- Aforizma kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Özdeyiş
- Tembel kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Erincek, Kalp, Uyuşuk, Üşengeç
- Saftirik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Acemi, Budala, Saf
- İhmal Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Savsaklamak, Terk Etmek
- Melahatli kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Şirin
- Fukara kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Derviş, Fakir, Kembağal, Yoksul, Zavallı
- Reji kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yönetim, Yönetme
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü