Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Stepne kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yedek Teker - Türedi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Zıpçıktı
- Valide kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ana, Anne
- Facia kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Afet, Fecaat, Acıklı Olay, Bela; Trajedi, Drama, Ağlatı, Çok Acıklı Tiyatro Oyunu
- Muhtemel kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Umulur, Beklenir, Olası, İhtimalî, Mümkün
- Bileşik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mürekkep, Basit Olmayan
- İğrenç kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tiksinç, Mekruh, Müstekreh
- Kirletmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Batırmak, Becermek, Lekelemek, Pislemek
- Kitap kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Eser, Yapıt
- Konukçu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kılavuz, Mihmandar
- Eğitmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Terbiye Vermek, Yetiştirmek, Terbiye Etmek
- Madem kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mademki
- Pilaki kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ahmak, Aptal
- Avarız kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Engebe
- Sıklık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kesafet
- Özsaygı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Onur, İzzetinefis
- Ser kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Baş
- Tarım kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ekincilik, Kültür, Ziraat
- Rica Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dilemek
- Dolandırıcılık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Deleduzluk, Fırıldakçılık
- Hacet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İhtiyaç, Gerek, Gereklilik, İdrar, Lüzum
- Modern kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çağdaş, Muasır, Çağcıl, Uygar, Asri
- Kimya kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Nesnebilim
- Payiz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Güz, Sonbahar
- Karşılık Olmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Değmek, Karşılamak
- Tatmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Duymak, Hissetmek
- Kanunvericilik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yasama
- Henüz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Şimdi, Az Önce, Daha, Hâlâ, Yeni
- Uğur kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Şans, İyilik Kaynağı, Meymenet, Kadem, Amaç, Gaye, Hedef, Sur, Talih, Yol, Erek; Jüpiter, Müşteri
- Kir kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çirk, Leke, Pasak, Pislik, Şaibe
- Deryadil kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gönlü Geniş, Her Şeyi Hoş Gören
- Feveran kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Fışkırma, Kaynama; Birdenbire Öfkelenme, Köpürme, Parlama
- Daru kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İlaç
- Apansız kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Aniden, Ansızın, Birdenbire, Apansızın
- Satrap kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Vali
- Katletmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Öldürmek
- Kâr kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Fayda, İş, Kazanç, Menfaat, Meyve, Ticaret, Yarar
- Mabude kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sevgili, Tanrıça
- Dehalet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sığınma
- Baş Başa kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Birlikte
- Lafakan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sıkıntı, Çarpıntı
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü