Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Halkiyat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Folklor, Halk Bilimi - Örnekseme kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kıyas
- Kumpir kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Patates
- Münhezim kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bozulmuş
- İçtimai Rey kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kamu Oyu
- Etkinlik Merkezi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Oditoryum
- Halkiyat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Folklor, Halk Bilimi
- Vızıldanmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sızlanmak, Yakınmak
- Üstün kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Faik, Kudretli, Kuvvetli, Seçkin, Üst Gelen, Yenen, Kazanan, Daha Elverişli
- Çalışkanlık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Faaliyet
- Çalışma kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Uğraşma, Mesai, Gayret, Emek, Faaliyet, Himmet, İş
- Tımarhane kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Delihane
- Lekelenmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kirlenmek
- Pide kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yufka, Yassı Ekmek
- Sayrılık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tutku
- Tıpçı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sağlıkbilimci
- Nihai kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Son, Sonuncu, Sonsal
- Polaroit kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Şipşak
- Galeta kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Peksimet
- Peşin Hüküm kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Önyargı
- Sınır kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çizgi, Had, Hat, Hudut, Limit, Nokta, Serhat, Son, Uç
- Ekspoze kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Özet
- Değmedüşer kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çıtkırıldım
- Raks Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Oynamak
- Güçsüzleştirmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tüketmek
- Katılaşmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sertleşmek
- Dangadak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ansızın, Birdenbire, Damdan Düşer Gibi
- Lâl kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dilsiz
- Malik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İye, Yetkin, Sahip
- Etraf kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Civar, Çevre, Muhit, Ortalık, Yöre, Yanlar, Taraflar, Dolay, Yakınlar
- Rafineri kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Arıtımlık
- Alesta kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Harekete Hazır, Tetikte
- Medyun kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Borçlu
- Örs kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Zindan
- Mufassal kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ayrıntılı
- Boylu Boslu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gösterişli, Yakışıklı
- Erkek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yetişkin Adam, Bay, Er Kişi, Koca, Sözüne güvenilir, Mert, Sap
- Zayıf kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sıska, Cılız, Arık, Çelimsiz, Enez, Yetersiz, İnce, Kuru, Yufka, Güçsüz, Kuvvetsiz
- Temelinden kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Esasen
- Tevkici kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Nişancı
- Aidat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ödenti, Kesenek
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü