Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Sofi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Derviş, Gizemselci, Mutasavvıf - Dertlenmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kaygılanmak
- Sitoloji kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gözebilim
- Ötleğen kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çalı Bülbülü
- Yalım kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Alev, Derece, Mertebe, Vakar, Güvenilirlik, İtibar, Şule
- Vermek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ayırmak, Bayılmak, Çevirmek, Dayamak, Görmek, Harcamak, Hasretmek, İletmek, Katmak, Lütfetmek, Ödemek, Satmak, Serpmek, Tespit Etmek, Uzatmak
- Layiha kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Proje, Tasarı
- Vadetmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Söz Vermek
- Musibet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Felaket, Uğursuz
- Söyleme kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kelam
- Alışkın kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Alışkan
- Devretme kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Havale
- Çalkalamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çalkamak, Elemek
- Birleşme kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Camia
- Yozlaşmış kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yoz
- İndirimli kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ucuz, Tenzilatlı
- Pençe kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı El
- Narin kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İnce, Nazik, Yepelek
- Vampir kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hortlak
- Çokça kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Aşırı, Fazla
- Hibe kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bağış, Bağışlama
- Azar Azar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yavaş Yavaş
- Kıyafet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Giyim, Giysi, Elbise, Kılık
- Bağnaz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yobaz, Fanatik, Dar Kafalı, Mutaassıp
- Yaraşan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Layık, Yaraşıklı
- Turfanda kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yeni, Faraş
- Abartmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Şişirmek, Büyütmek, Mübalağa Etmek, Artırmak
- Mat Kalmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Şaşalamak
- Yosma kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Genç, Şen, Güzel, Taze, Fettan (Kadın)
- Akademi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yüksekokul
- Zarf Fiil kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ulaç, Belirteç Eylem
- İşletmen kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Operatör
- Aktif kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Etkin, Canlı, Çalışkan, Hareketli, Cevval, Faal
- Zakkum kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ağı Ağacı, Ağı Çiçeği
- Çarkıfelek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kader, Talih
- Yakınlık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hususiyet
- Dirayet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yetenek, Beceriklilik, Seziş, İktidar, Kabiliyet, Zekâ
- Stoklamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yığımlamak
- Birincil kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ana, En İlk
- Büyüklenme kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Burun, Gurur, Kasıntı, Kibir, Kurum, Tavır, Tekebbür
- Tıkaç kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tıpa
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü