Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
So�utkan ile ilgili kayıtlı bilgi bulunamadı! - Sarkıntı Olmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sataşmak
- Patlamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yeşermek
- Bulaşıcı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Geçici, Yolukucu, Sari
- İhsas kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İma
- Fiyakasız kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Cakasız
- İnkılâp kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dönüşüm, Devrim, Islahat, İyileştirme, Reform, Geçiş, Evrim
- Bakılırsa kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Göre
- Tertip kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Düzen, Düzenleme, Sıralama, Koldaş, Dizgi, Hile, Komplo, Düzene Koyma, Hazırlama
- İçi Boş kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Değersiz, Kof
- Bileşik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mürekkep, Basit Olmayan
- Şenlik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Festival, Bayram, Cümbüş, Neşe, Sevinç, Şölen, Şetaret, Donanma, Nüfus
- Cenup kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Güney
- Mürtefi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yüce, Yüksek
- Deli kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çılgın, Divane, Kaçık, Kuluduk, Mecnun, Düşkün, Coşkun, Azgın
- Anlatış kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İfade
- Sebebiyet Vermek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Neden Olmak
- Ayırmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Seçmek, Tutmak, Yeğlemek, Açmak, Bölmek, Kesmek, Koymak, Saklamak, Sökmek, Üleşmek, Vermek
- Ayak Tabanı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Aya
- Modernizasyon kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yenileme, Çağcıllama
- Havadan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Boş, Değersiz
- İlkyaz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İlkbahar, Bahar
- Aksiseda Vermek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yankılanmak
- Güvenerek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İstinaden
- Şifre kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gizim, Kod, İşaret
- Tuluat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Doğaçlama
- Fani kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ölümlü, Geçici, Kalımsız
- Önemlice kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ciddi
- Kakırdamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kurumak, Ölmek
- Cafcaflı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gösterişli, Şatafatlı, Karışık, Tehlikeli
- Bent Olmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bağlanmak
- Endamsız kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çelimsiz, Kısa
- İstikrarlı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dengeli, Kararlı
- Daktilograf kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Daktilo
- Açıcı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ferahlatıcı, Güzelleştirici
- Kaşkariko kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dolap, Düzen, Oyun, Yalan
- Gezinmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dolaşmak, Eğlenmek
- Galeta kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Peksimet
- Faktör kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Unsur, Etmen, Etken
- Anzarot kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Rakı
- Bunak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ateh Getirmiş Olan Kimse, Matuh
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü