Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Sefarethane kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Büyükelçilik, Elçilik - Necaset kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Pislik
- Mühürdar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Damgacı
- Anakent kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Metropol, Büyük Şehir
- Anlama kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İntikal, İrfan, Vukuf, Zeki
- İşleme kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Nakış
- Makam kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Orun, Ölçü, Huzur, Kat, Koltuk, Mesnet, Mevki, Post, Sandalye, Terane, Yer
- Payiz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Güz, Sonbahar
- Ambiyans kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hava
- Mafsal kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Boğum, Eklem, Oynak
- Savaşma kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Muharebe
- Zeybek Havası kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Zeybek
- Yenilmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kaybetmek, Mağlup Olmak
- Düşünüş kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mütalaa, Tefekkür
- Müktesep kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kazanılmış, Edinik, Edinilmiş
- İmtihan Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Denemek, Sınamak
- Tümlemek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tamamlamak
- Haliyle kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Olduğu Gibi; Doğal Bir Sonuç Olarak, İster İstemez
- Arzu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Heves, İstek, İsteme, Dilek, Yönelme, Eğilim, Gönül, Rağbet
- Bilek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Güç, Kuvvet
- Murdarilik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Omurilik
- Metres kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Oynaş
- Tutuklu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mevkuf
- Çıkkın kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kabarık
- Savlet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hamle, Atılış
- Büyülemek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hayran Bırakmak, Efsunlamak, Cadılamak, Sihirlemek, Teshir Etmek
- Sade kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ancak, Düz, Sadece, Yalın, Yalnız, Gösterişsiz, Şekersiz
- Boysuz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tıknaz, Bodur, Bacaksız, Bastıbacak
- Döş kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bağır, Göğüs
- Tapsız kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bitkin
- Redaksiyon kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Düzeltme, Hazırlama
- Cevahir kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Cevher, Elmas, Mücevher
- Teres kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Pezevenk
- Abdest kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Vuzu
- Sık Sık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Az Aralıkla, Sık Olarak, Sıkça, Tez Tez
- Bilirkişi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Uzman, Eksper, Ehlihibre, Ehlivukuf
- Umacı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Öcü
- Başıboş kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Serbest, Hür, Kayıtsız, Avare
- Açınmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gelişmek, İnkişaf Etmek
- Aksiseda Vermek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yankılanmak
- Kurucu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Müessis
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü