Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Muahharen kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sonradan - Ati kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İstikbal, Gelecek
- Başlık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kalın, Serlevha
- Restoran kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Lokanta, Aşevi
- Kusmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Boşaltmak, Reddetmek
- Evkaf kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Vakıflar
- Analiz Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çözümlemek
- Berbat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kötü, Pis, Fena, Bozuk, Çirkin, Beğenilmeyen, Darmadağın, Bakımsız, Perişan, Viran, Döküntü
- Balans kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Denge, Muvazene
- Yontu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Heykel
- Gülücük kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tebessüm
- Çıtak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Huysuz, Kaba
- İtalik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Eğik
- Nosyon kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kavram
- Duyurmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yayımlamak
- Yelken kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yelkenli
- Evveller kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Eskiden
- Sasıma kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tefessüh
- Tepecik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tümsek
- Çocuk Yuvası kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kreş
- Göynük kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yanık
- Dik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dikey, Sarp, Sert, Yalçın, Kaim
- Başeğme kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Boyun Eğme, Başeğim, İtaat, Teslimiyet
- Bırakıt kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tereke, Miras
- Kilit kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kıfıl, Anahtar, Kapamaç
- Haz Almak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hazzetmek
- Çivilemek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mıhlamak, Öldürmek, Vurmak
- Hücum kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Atak, Hamle, Saldırı, Taarruz, Saldırma
- Mahremiyet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gizlilik, Mahfilik
- Düzlük kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Alan, Düz
- Nalıncı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Takunyacı
- Yağday kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Durum, Hâl, Vaziyet
- Fırlatmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Atmak, Savurmak
- Fark kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ayrım, Üstelik, Tefrik, Başkalık
- Yüksek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Faik, Güçlü, Koca, Yüce
- Sağıtmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Savdırmak, Teşfiye Etmek
- Dışa Vurum kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İfade
- Gitgide kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gittikçe, Giderek
- Hırslanmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Öfkelenmek
- Kara Elmas kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Karbonado, Maden Kömürü
- Sûr kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Boru
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü