Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Sakinlemek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sakinleşmek - Süreli kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Devrî, Periyodik
- Nakil Vasıtası kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Taşıt
- Basak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Merdiven
- Sis kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Buğu
- Muhrip kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Savaş Gemisi
- Mal Olmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çıkmak, Gelmek, Oturmak, Patlamak
- Eda kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hal, Davranış, Hava, İşve, Naz, Şive, Tavır, Verme, Ödeme
- Ruşen kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Parlak
- Konuş kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Konum
- Çıkar Yol kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çare
- Duralamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Duraklamak
- Konjonktivite kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Göz Yangısı
- Kümelenmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Topalaşmak, Yığılmak
- Nüans kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ayrıntı, Fark
- Erişkin kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Olgun, Kamil, Kahil
- Hav kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Pamuk
- Beste kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ezgi, Ahenk, Hava, Melodi
- Mutena kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Önemli, Seçkin, Özenli
- Rendelemek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yontaçlamak
- Körfez kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Fiyort
- İşten Kaçmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kaytarmak
- Tembellik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Rehavet
- Ayar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dakiklik, Değer, Derece, Köklenme
- Tatsızlık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kavga
- Mukadder kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kaçınılmaz
- Gözübağlı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gözü Kapalı
- Değmiş kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Olgun
- Kalorimetre kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Isıölçer
- Cenabet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Cünüp, Taharetsizlik
- Cam kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İçki, Kadeh, Pencere, Şişe, Sırça
- Lüle kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kıvrım, Namlu
- Kurtulmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Boşanmak, Geçiştirmek, Halas Olmak, Kaymak, Kopmak
- Beyincik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dimağçe
- Kefere kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Müslüman Olmayanlar, Kafirler
- Korumacılık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Himayecilik
- İrsiyet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kalıtım, Veraset
- Sedimatolog kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tortulbilimci
- Değişmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çekişmek, Değiştirmek, Dönmek, Mübadele Etmek, Yürümek, Tahavvül Etmek, Tebeddül Etmek
- Anemi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kansızlık
- Gevşeklik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Rehavet
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü