Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Tir Tir kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Zangır Zangır - Bağ Bozumu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Güz, Sonbahar
- Yekpare kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bütün, Tek Parça
- Vuruşmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çarpışmak, Savaşmak, Dövüşmek
- Evham kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kuruntu, Kuşku, Vehim, Vesvese
- Ayakçı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çelci, Gezici Satıcı, Çerçi, Hizmetçi
- Saldırı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Atak, Hücum, Taarruz, Tecavüz
- Kitaplık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kütüphane
- Süfera kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Elçiler
- Sur kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Engel, Duvar, Hasar, Talih, Uğur, Şans, Kale Duvarı
- Sarsalamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sarsmak
- İbiş kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Şapşal, Palyaço
- Eğretileme kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İstiare
- Viyolonist kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kemancı
- Totem kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ongun
- Tecelli kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Cilve, Kader, Belirme, Görünme
- Yetim kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Babasız, Öksüz
- Tanımlamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tarif Etmek
- Hörgüç kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çıkıntı, Güven
- Şok kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Şaşırtıcı
- Gramofon kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sesyazar, Fonograf
- Misk kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mis
- Konar Göçer kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Göçeri
- Ralli kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Otomobil Yarışı
- İnayet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İhsan, Lütuf, İyilik, Yardım, Kayra, Atıfet
- Tansiyon kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gerilim
- Astana kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Eşik
- Kadavra kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ceset
- Anlama kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İntikal, İrfan, Vukuf, Zeki
- Tikel kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Cüzi
- Şifahen kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ağızdan, Sözle
- Hamel kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Koç
- Nişangâh kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hedef, Bakıncak
- Ecnebi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yabancı, El, Ağyar
- Karnabit kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Karnabahar
- Palazlanmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İrileşmek, Büyümek, Gelişmek, Varlanmak
- Rikkatli kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İnce, Kibar, Nazik
- Kıymetsiz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Değersiz
- Koku Alma Organı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Burun
- Zedelenmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Vurma
- Beher kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Her Bir
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü