Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Redakt�r ile ilgili kayıtlı bilgi bulunamadı! - Tuğrakeş kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tuğracı, Nişancı
- Titremek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sallanmak, Zangırdamak
- Revolver kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Altıpatlar
- Yarkurul kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Encümen, Komisyon
- Hakeş kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Cetvel
- Düğümlemek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bağlamak
- Kontrol kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Denetçi, Denetim, Muayene, Nezaret, Yoklama, Denetleme
- Benzeyen kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yakın
- Kaçıngan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çekingen
- Bahse Girmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hüccet Etmek, Mübahase Etmek
- Sünk kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kemik
- Haslet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hasiyet, Huy, Tabiat
- Candan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İçtenlikli, İçten, Samimi, Yürekten, Gönülden
- Reaksiyon kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tepki, Tepkime
- Ayaklık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kaide
- Kraker kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çıtırdak
- Vasiyet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Vasiyetname, Tutsu
- Burmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kıvırmak, Döndürmek, Çevirmek, Bükmek Enemek, Hadım Etmek, İğdiş Etmek
- Pul kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Para
- Müsriflik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Savurganlık, İsraf
- Mütebessim kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Güleç, Gülümseyen
- Feshetmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dağıtmak, Kapatmak, Kaldırmak, Bozmak, Lağvetmek
- Rest Çekmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Meydan Okumak, Son Sözü Söylemek
- Kelepçe kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bilezik, El Kandalı
- Nihan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gizli
- İstimzaç Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sormak
- Yanlışlık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Cürüm, Hata
- Giysi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çıkarmak, Çul, Don, Elbise, Entari, Giyecek, Giyim, Kıyafet, Paltar, Üst, Üzeri, Libas
- Ekşimek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bozulmak, Kesilmek, Kıçkırmak, Sırnaşmak, Somurtmak, Turşumak, Utanmak
- Sümsük kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yumruk, Uyuşuk, Miskin, Miskince Aptal
- Sıkılmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bunalmak, Utanmak
- Behişt kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Cennet
- Gayr kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Başkası
- Şehriyâr kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hükümdar, Padişah
- Kendir kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kenevir
- Duygulu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hassas, Hisli, Yanık, İçli
- Aşina Olmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bilmek, Tanımak
- Mutlu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bahtiyar, Hoşbaht, Memnun, Mesut, Berhudar, Ongun
- Ofis kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Büro, Daire, Yazıhane, İşyeri
- Filolog kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dilbilimci
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü