Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Patronluk kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İşverenlik - Aidat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ödenti, Kesenek
- Böylece kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Böylelikle, Tam Böyle
- Nakıs kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Eksi, Eksik, Noksan
- Muaheze Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ayıplamak, Kınamak, Paylamak
- Kumpir kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Patates
- Belet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bildik
- Temenni kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dileme, Dilek
- Tahrif kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Değiştirme
- Zeval kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kabahat, Öğle, Sorumluluk, Suç, Bozulma, Yıkım, Son, Düşkünlük, Yok Olma, Yok Edilme
- Perestiş Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sevmek
- Yaraşır kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Layık, Şayan, Uygun
- Müphemiyet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Belirsizlik
- Sorumlu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mesul, Cevapdih
- Sarmaşmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sarılmak, Kucaklaşmak
- Mükâfat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ödül, Prim, İkramiye
- Teâlâ kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yüce
- Dizlik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Şalvar
- Efsus kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yazık
- Gözetçi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bekçi
- Mafevk kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Üst, Yukarı
- Gâvur kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dinsiz, Acımasız, Merhametsiz, İnsafsız, Gaddar
- Sarfınazar Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Vazgeçmek
- Baldırı Çıplak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İşsiz, Serseri, Şirret
- Külte kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Demet, Külçe
- Taya kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dadı
- Midi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Orta
- Büyük Peder kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Büyük Baba, Dede
- Frekans kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sıklık, Tezlik
- Kabarma kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gelgit
- İlkokul kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İptidai Mektep, İlk Mektep, İptidai, Beş
- Tutaşmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Takışmak
- Uzunluk kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Boy
- Emirname kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Buyrultu
- Sülâle kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Soy Sop, Aile, Ev, Hanedan, Soy, Tohum, Ocak
- Deryadil kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gönlü Geniş, Her Şeyi Hoş Gören
- Nağıl kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Masal
- Hallaç kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Atımcı
- Self Servis kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Seçal
- Soru kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sual
- Şevkli kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İstekli, Tutku
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü