Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Palavra kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Uydurma, Yalan Söz, Balon, Yalan Danışma - Peşkeş kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Armağan
- Sarahaten kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Açıkça
- Havandeste kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Havaneli
- Hemşire kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tıp Bacısı, Şvester, Kız kardeş, Bacı, Simil
- Yastamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dayamak, Yaslamak, Atfetmek, Hamletmek
- Yapıcı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Olumlu, Oluşturan
- Yakınlarında kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Doğru
- Kıvılcım kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Alev
- Hürmet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Saygı
- Terbiye Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Eğitmek, Törpülemek
- Pek Çok kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gayet, Çok Fazla
- Şaşaa kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Görkem, Gösteriş, Tantana, Parlaklık, Parıltı
- Zaminlik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kefalet
- Alkım kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ebekuşağı, Eleğimsağma, Gökkuşağı, Alaimisema, Kavsi Kuzah
- Tarazlaştırmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dengelemek
- Söyleyiş kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İfade, Telaffuz
- Saz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bağlama, Çalgı, Kamış, Kopuz, Hasırotu, Bağlama, Telli Çalgı
- Kumanda kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Komuta
- Edep Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sıkılmak, Utanmak
- Tamircilik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Onarmanlık
- Sıralamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Saymak, Sıraya Koymak
- Sallamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sarsmak, Savsaklamak, Savurmak, Yellemek, Hareket Ettirmek, Baştan Savmak
- Daha Güzel kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yeğ
- Paçavra kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Cındır, Çaput, Eski
- Yalkın kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Parlaklık, Revnak
- Olgunluk kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tekâmül
- Çalçene kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Geveze, Durup Dinlemeden Konuşan, Çenesi Düşük
- Abonman kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sürdürüm
- Fâni kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ölümlü
- Cephe kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Taraf, Yan, Yön, Yüz, Alnaç, Alın
- Misyon kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Amaç, Görev
- Deha kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Öke, Dahilik, Ökelik
- Akvam kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kavimler, Uluslar
- Genelleştirme kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tamim
- Mezür kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ölçü
- Bitap kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Argın, Halsiz, Bitkin, Yorgun
- Kır Vermek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kırıtmak
- Vakarsız kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Onursuz
- Valide kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ana, Anne
- Atılış kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Atılım, Hamle, Savlet, Hücum
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü