Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
P�sk�l ile ilgili kayıtlı bilgi bulunamadı! - Yaşantı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hayat, Hayat Tarzı
- Minkale kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İletki
- Gayrilegal kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İllegal
- Uyruk kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tabiiyet, Tebaa, Vatandaş
- Gani kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bol, Çok, Varlıklı, Zengin
- Çırpmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çalmak, Çarpmak, Dövmek
- Gri kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Boz, Boz Renk, Kül Rengi, Kır
- Böylece kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Böylelikle, Tam Böyle
- Duraksama kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tereddüt
- Sınalgı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Televizyon
- Şekersiz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sade
- Yakışmamış kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Eğreti
- Teselli Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Avutmak
- Uzun Etek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Şapşal
- Deniz Boyu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kıyı, Sahil
- Met kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kabarma
- Alkol kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İspirto
- Nefes Almak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Solumak
- Taaffün Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kokuşmak
- Müstear kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Lakap, Takma
- Lep kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dudak, Kenar
- Yakışıksız kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Münasebetsiz, Ekşi, Müstehcen
- Eriyik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mahlul
- Vapur kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gemi
- Şerait kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Koşullar, Şartlar, Vasat
- Salman kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Serbest, Başına Buyruk
- Cila kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Parlatıcı, Gösteriş
- Diyalekt kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Lehçe
- Esri kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dumanlı, Sarhoş, Esrimiş, Mest
- Güllelemek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kurşunlamak, Vurmak
- İnmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Atlamak, Düşmek, Kaymak, Konaklamak, Ulaşmak, Uzamak, Varmak, Vurmak, Yıkılmak
- Sedimatolog kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tortulbilimci
- Yüce kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ulu, Büyük, Ulvi, Yüksek
- Araştırman kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Araştırıcı
- Medyun kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Borçlu
- Cüda kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ayrı, Uzak
- Yer Biçimleri kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Engebe
- Karalamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yazmak, Çizmek, Leke Sürmek
- Şişmiş kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Şiş
- Düzeltme kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Islah, Islahat, Reform, Rötuş
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü