Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Oyalama kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İşgal - Islah kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Düzeltme, İyileştirme, Yeğleme
- Kamp kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Oba
- Kişioğlu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İnsan, İnsanoğlu
- Tabiiyet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bağlılık, Milliyet, Tebaalık, Uyruk, Vatandaşlık, Bağımlılık
- Yatırmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bastırmak, Düzeltmek, Harcamak, Tevdiatta Bulunmak, Eğmek
- Programsız kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İzlencesiz
- Ay Ağılı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hale
- Sakinlemek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sakinleşmek
- Taltif kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gönül Okşama, Gönül Hoş Etme, Ödüllendirme
- Rüzgar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yel, Bad
- Geçerli kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İtibarlı, Makbul, Muteber
- İtinasız kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Özensiz, Gelişigüzel, İhmalkâr, Vurdum Duymaz
- Fenalaşmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ağırlaşmak, Kötüleşmek
- Sürmedan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sürmelik
- Güçbelâ kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Güçlükle
- Varoş kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Palanka, Sur Dışı
- Gerek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İcap, Lazım, Lüzum, Lüzumlu
- Filo kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bit, Armada, Donanma
- İlçebay kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kaymakam
- Dayanaklık Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dayanak
- Karabat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Penguen
- Total kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Toplam, Bütün
- Zarfında kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İçinde
- Menfur kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İğrenç, Tiksindirici, Alçakça
- Kurtarıcı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Halaskâr, Kurtaran
- Köpürme kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Feveran
- Damıtıcı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İmbik
- Arz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sunmak, Sunum, Bilgi Verme, Yeryüzü, Yerküre, Yer Yuvarlağı, Dünya, En, Maruzat, Yer
- Zahir kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Görünen, Açık, Belli, Elbette, Görünüş, Şüphesiz, Kuşkusuz, Meğer, Dış Yüz, Yardımcı, Arka, Destekleyen
- Müteaddit kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Birçok
- Azamet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Büyüklük, Ululuk, Çalım, Kurumlanma, Onur, Gurur, Gösteriş, Görkem, Heybet, Kurum, Tekebbür
- Ekspansiyon kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yayılım
- Çangal kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sırık
- Kayıtmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dönmek, Geri Dönmek, Nükul Etmek, Rücu Etmek
- Ir kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Şarkı, Hava
- Nisaiye kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kadın Hastalıkları
- Vokal kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ünlü, Sesli, Sessel
- Emaret kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Emirlik, Beylik
- Kâfir kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dinsiz
- Güvenilmez kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kancık
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü