Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Mutekit kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dindar, Mümin - Öncel kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Selef
- Aşınmış kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yenik
- Bevliye kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İdrar Yolları Hastalıkları, Üroloji
- Medya kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Medya'nın eş anlamı yoktur, sözlük anlamı: İletişim ortamı, iletişim araçları, kitle iletişim araçlarının tümü.
- Arzuhalci kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dilekçeci
- Rahim kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Acıyan, Merhamet Eden, Acıma; Balalık, Karın, Uşaklık, Dölyatağı
- Telekomünikasyon kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Uziletişim
- Tahkikat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Soruşturma, Soruşturmalar
- Sıra kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Aralık, Dizi, Düzen, Gün, Hiza, Nöbet, Rabıta, Saf, Silsile
- Meddücezir kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gelgit
- İdrak Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Algılamak, Anlamak, Erişmek, Kavramak, Ulaşmak
- Bağlılaşım kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bağlılık
- Nerttahta kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tavla
- Tolga kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Miğfer
- Savsa kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yavaş, Ağır, Aheste
- Düş kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hayal, Rüya, Umut, Uyku
- Tehlike kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çekince, Ateş, Korku, Risk
- Eğleşme kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İkamet
- Mavi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gökçe
- Matbuat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Basın
- Natık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hatip
- Gezinmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dolaşmak, Eğlenmek
- Sağgörü kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Basiret
- Behre kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hisse, Nasip, Pay
- Defa kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kere, Kez, Sefer, El, Kat, Misli, Nöbet, Öğün, Yol
- Endüstri kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sanayi, İşleyim, Uran
- Necabetli kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Asil
- Pataklamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Döyeçlemek
- Boğuntu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sıkıntı, Vurgunculuk, İntikar, Solunum Zorluğu
- Sol kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çep
- Varsayımsal kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Farazi
- Müsteşar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bakan Yardımcısı, Yönetken
- Asgari kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı En Az, En Aşağı, En Düşük, En Azından, Minimum, Azra
- Masraf kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gider, Harç, Sarfiyat, Harcama, Araç Gereç
- Hücum Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Atılmak, Çatmak, Saldırmak, Sarmak, Yürümek
- Uçuş kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Pervaz
- Yüce kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ulu, Büyük, Ulvi, Yüksek
- Susmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sükût Etmek, Kesmek
- Akva kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kuvvetli, Sağlam
- Kılıbık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Avratağız
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü