Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Modernlik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çağdaşlık - Şabalıt kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kestane
- Reklamcı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tanıtman
- Solgun kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sarı
- Çalgıç kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tezene, Mızrap; Bahçe Süpürgesi, Çalkı
- Kemik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mızrap, Sümük
- Ön Deyi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kehanet, Ön Söz
- Klasiklik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kökleşiklik
- Fırıldak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dolap, Düzen, Fırfıra, Fırlangıç, Foya, Hile
- Haiz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sahip
- Takışmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dalaşmak, Tutaşmak, İtiraz Etmek, Tartışmak
- Cühela kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bilgisizler
- Gösterme kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tayin, Teşhir
- Mizahçı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gülmece Yazarı
- Prefiks kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Önek
- Terbiye kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Edep, Eğitim, Görgü
- Mistik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gizemsel, Gizemselci
- Bazuka kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Roketatar
- Entel kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bilgiç
- Hasse kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Duyu
- Zatlar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Zevat
- Çamurlamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kötülemek
- Yapışmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sarılmak, Sataşmak, Tutmak, Musallat Olmak
- Maalesef kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ne Yazık ki, Üzülerek Söylüyorum, Yazık Ki
- Çalgın kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kötürüm, Sakat
- Muamele kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Alışveriş, Davranış, İşlem, Yol, Yöntem, İz
- Ekip kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Grup, Kol, Takım, İş Takımı
- Ruhsat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İzin, Müsaade
- Yönetmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İdare Etmek, Tedvir Etmek, Çevirmek, Kullanmak
- Mahmul kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dolu, Yüklem
- Vasıta kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Araç, Aracılık, Anahtar, Taşıt, Aracı
- Anekdot kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Öykücük, Kısa Anlatı, Güldürücü Öykücük
- Hayat Hikâyesi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Öz Geçmiş
- Sınaat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Zanaat
- Örgüt kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Teşkilat, Teşekkül, Uyuşma
- Arınmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Temizlemek, Rahatlamak
- Bönce kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Budala, Saf
- Tahrip kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yıkma, Yıkım, Bozma, Kırıp Dökme, Yıkımlama
- İktisap Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kazanmak
- Yuvarlak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Değirmi, Tombul, Toparlak, Tekerlek, Müdevver, Küre
- Mevcudiyet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Varlık
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü