Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Kelp kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Köpek - Tercümeihal kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Biyografi, Öz Geçmiş
- Kavuştak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Nakarat
- Evliya kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ermiş, Eren, Yatır, Veli
- Çıkış kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tebliğ, Yokuş
- Yegâne kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Biricik, Tek, Eşsiz
- Aranjör kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Düzenlemeci
- Geçiştirmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kurtulmak, Savuşturmak, Atlatmak
- Kızdırmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Isıtmak
- Acımasız kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Cani, Cellat, Gaddar, Gâvur, Kalpsiz, Katı, Merhametsiz, Rahimsiz
- Müntehap kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Seçme
- Seyrüsefer kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gidişgeliş, Katnav, Trafik
- Vazifesizlik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Görevsizlik
- Kesilmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dinmek, Yorulmak, Bitkinleşmek, Makaslanmak, Kapatılmak, Beğenmek, Benzemek, Dönmek, Durmak, Ekşimek
- Uyuz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gicişme, Kaşınma, Kotur
- Politika kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Siyaset, Yöntem
- Dışkı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kaka, Bok, Büyük Abdest, Pislik, Kazurat
- Dinamizm kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Coşkunluk, Diriklik, Gürelilik, Devimselcilik
- Arkalık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Semer
- Hodbin kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bencil, Egoist
- Lonca kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Korporasyon
- Savaşım kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mücadele
- Endazeli kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ölçülü
- Gayrimeskûn kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Boş, Issız
- Melul kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Üzgün
- İktidar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Güç, Dirayet, Hükûmet, Kifayet, Kudret, Erk
- Anmalık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hatıra, Yadigâr
- Sözde kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Güya, Sanki
- Müstebit kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Zorba
- Sağlamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sahip Olmak, Bulmak, Çıkarmak, Elde Etmek, Getirmek, Hazırlamak, Kurmak, Temin Etmek, Uydurmak
- Enfiye kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Burun Otu
- Teşkil kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Oluşturma, Oluşum
- Mamacı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ebe
- Mevki kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Orun, Devlet, Durum, Kat, Mahal, Makam, Mesnet, Rütbe, Sandalye, Yer, Konum
- Degaje kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Açık, Geniş, Serbest
- Elektronik Beyin kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bilgisayar
- Elimine Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Elemek
- Ölünç kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İntihar
- Böğürmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Öğürmek
- Cascavlak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çok Saçsız, Örtüsüz, Hiç Tüyü Olmayan, Pek Soyulmuş; Çırılçıplak, Örtüsüz
- Modernlik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çağdaşlık
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü