Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Nallatmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Takavlatmak - Enik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çocuk, Küçük
- Okazyon kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Fırsat
- Bertik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çürük, Yara
- Meteor kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gök Taşı, Ağma
- Selfie kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Görçek, Özçekim, Özçekmiş
- Hırsız kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Uğru, Harami, Oğru
- Yaradan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Allah, Tanrı, Hakk
- Epistemoloji kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bilgi bilim
- Kanuni kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yasal
- Sınırlandırmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sınırlamak
- Sahn kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Avlu
- Hafi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gizli, Saklı
- Semizlemek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Semirmek
- Entrikacı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Düzenci
- Tasavvuf kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gizemselcilik, Sufilik
- Bataklık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Azmak
- Encümen kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kurul, Komisyon, Yarkurul, Komite
- Otorizasyon kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yetkilendirme
- Vurulmuş kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tutkun, Âşık, Meftun
- Kodifikasyon kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Düzenleme
- Girişmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Davranmak, Girmek, Kalkmak, Koyulmak, Sarılmak, Tutmak, Teşebbüs Etmek
- İnsicam kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Düzgünlük, Tutarlık, Bağdaşım
- Kriter kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ölçüt, Kıstas
- Fevk kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Üst, Yukarı
- Mecbur Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Zorlamak
- Sansüalist kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Duyumcu
- Bizatihi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kendisi, Kendiliğinden
- Örfen kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Törece
- Bitkinleşmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tükenmek
- Tümce kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Cümle
- Küflü kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Köhne
- Lektör kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Okutman
- Kırmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Parçalamak, Katlamak, Öldürmek, Azaltmak, Delmek, Haklamak, İncitmek, Kaçmak, Sındırmak, Uzaklaşmak, Yaralamak, Yok Etmek
- Harmandalı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sarhoş
- Alçıtaşı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Jips
- Abi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ağabey, Aka
- Belli kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Aşikâr, Muayyen, Belirli, Açık, Sade, Aleni, Malum, Ortada Olan, Bedih, Zahir, Mahsus, Maruf, Vazıh
- Tütsülü kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bulanık, Karışık
- Cumhur Cemaat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Cümbür Cemaat
- Eğmeç kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kavis
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü