Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Metafizik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Doğaötesi, Fizikötesi - Hedef kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Amaç, Erek, Garaz, Gaye, Maksat, Uğur, Ülkü
- Müezzin kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ezancı
- Pençeli kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Güçlü
- Bagaj kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yük
- Gidiş kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Davranış, Durum, Ezgi, Hal Hareket, Seyir, Tempo, Tutum
- Omuzlamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Aşırmak
- Sabaha Kadar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Seherecen
- Altıpatlar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Toplu Tabanca
- Temelden kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kökten
- Mürgüleme kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Şekerleme
- Sabitlik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İstikrar
- Temelleşme kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Teessüs
- Hoş Bulduk kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hoş Gördük
- Tarhana Çorbası kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tarhana
- Bölge kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kesim, Mıntıka, Nahiye, Toprak
- Undercover kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Örtülü
- Başörtü kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Baş Örtüsü
- Aksaklık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Arıza
- Erkin kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Özerk, Serbest, Özgür, Müstakil, Hür
- Nicel kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kemi
- Şerefli kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Onurlu
- Önceki kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Eski, Evvel, Evvelki, Sabık
- İtina Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Özenmek
- Gözlemlemek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gözlemek, Müşahede Etmek
- Iskatçı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mezarlık Dilencisi
- Huy kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Damar, Doğa, Hasiyet, Haslet, Mizaç, Seciye, Tabiat, Tıynet, Yaradılış, Âdet, Alışkanlık
- Sürme kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Devam, İs, Sürgü, Sürme
- Sandık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kasa
- Sızlamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Vızıldamak, Yakınmak
- Tutulmuş kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Müptela
- İhtiyar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Karı, Koca, Moruk, Pir, Seçme, Yaşlı, Kocamış, Erkinlik, Özerklik
- Âlim kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bilgin, Bilge
- Ön Bilgi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mebadi
- Zakkum kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ağı Ağacı, Ağı Çiçeği
- Damga kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İşaret, Kaşe, Mühür, Nitelik, Nişan, Belirti, İz
- Pepe kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Keke, Peltek
- Beygir kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı At
- Ufantı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kırıntı
- Meşgale kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Uğraş, İş Güç
- Mevsim kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sürem, Zaman
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü