Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Konson kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ünsüz - Bağımsız kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Müstakil, Tek Başına, Azat, Hür, Özgür, Özerk, Mutlak
- Malûl kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sökel, Engelli, Sakat, Şikest
- Çoğunlukla kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Genellikle
- Telif Hakkı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Telif
- Dayatmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Empoze Etmek
- Sureta kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yalandan
- Acaba kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Acep, Göresin, Kuşku, Şüphe
- Telgraf kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tel
- Uzlaştırıcı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ara Bulucu
- Limited kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sınırlı
- Ani kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Birden, Kıpıl, Apansız, Birdenbire, Ansızın, Bir Anda
- Asık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Asılmış, Asılı, Somurtkan Yüz
- Adlandırmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Anmak
- Uçuçböceği kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Uğurböceği
- Tripleks kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Üç Katlı
- Halife kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hükümdar
- Beşaret kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Müjde, Muştu
- Asliye kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Esas, Temel
- Bilmeden kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ezbere, Kazara, Yanlışlıkla
- Beşeriyetçi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İnsancıl
- Mücrim kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Suçlu
- Duyarga kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Anten
- Koyun Dede kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Aptal
- Felah kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kurtuluş, Selamet
- Emirname kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Buyrultu
- Kuldur kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çapulcu, Eşkıya, Harami, Haydut, Şaki
- Palamarcı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yomacı
- Mühendis kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kıvcı
- Tedirgin Olmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Huylanmak
- Salıştırmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Karşılaştırmak, Kıyaslamak, Mukayese Etmek
- Şarki kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Doğusal, Doğu
- İnsan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Can, Fert, Adam, Beşer, İn, İnsanoğlu, İsim, Kişi, Ölümlü, Sima
- Böbür kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kibir, Leopar
- Necaset kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Pislik
- Çok Sözlü kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Konuşkan
- Benzer kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Eş, Benzeri, Müşabih, Mümasil, Dublör, Benzeşim, Bir, Emsal, Kabil, Misal, Nüsha
- Giysi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çıkarmak, Çul, Don, Elbise, Entari, Giyecek, Giyim, Kıyafet, Paltar, Üst, Üzeri, Libas
- Sertifika kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Belge, Başarı Belgesi, Tasdikname
- Dümbük kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Pezevenk
- Erkli kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Muktedir, Nüfuzlu, İktidarlı, Güçlü, Kadir
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü