Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Kubbe kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tum - Karamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Karalamak, Kötülemek, Lekelemek, Yermek, Kovlamak, Bakmak, Gözetmek
- Cepçi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yankesici
- Direşmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dayanmak, Sebat Etmek, Diriktin, Can, Ruh
- Bilerek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kasten, Kasti, Mahsus
- Abidik Gubidik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Abuk Sabuk
- Hesaplı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Düşünülmüş, Hesaplanmış, Ölçülü, Tedbirli, Tutumlu, Ucuz, Tasarlanmış
- Hırslandırmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kızdırmak
- Pişkin kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Girgin, Olgun, Sırtık, Utanmaz, Vurdumduymaz, Aldırmaz, Yüzsüz, Alışmış
- Ayın On Dördü kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dolunay
- Denge kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İstikrar, Muvazene
- Fitlemek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kışkırtmak, Fitnelemek
- Varlı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Zengin
- Dalga kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Alay, Gizli İş, Dalavere, Geçici Sevgili, Tolkun, Çalkantı, Dalgınlık, Macera
- Bir Zaman kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Biraz, Eskiden, Vaktiyle
- Format kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Biçim, Boyut
- Harabelik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Enkaz
- Bedhah kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kötücül, Kötülük İsteyen, Kötü Yürekli
- Aynı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Eş, Benzer, Özdeş, Tıpkı, Özdeşi, Eşiti, Bir, Nüsha
- Mücahede kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gayret
- Salâh kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Düzelme, İyileşme, İyilik
- Kapris kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Geçici, Düşüncesizce, Değişken İstek
- Özlem kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hasret, Tahassür; Meyil
- Elverişsiz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Namüsait
- Nesiç kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Doku, Yapı
- Umma kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ümit
- Vaki kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Olan, Olmuş, Koruyucu
- Revir kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hasta Odası
- Kırıklamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ufalamak
- İspirtocu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gammaz
- İki Paralık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Değersiz
- Lahzada kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çabucak
- Variyet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Varlık
- Kayıplar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Zayiat
- Sıyanet Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Korumak
- Kayıtmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dönmek, Geri Dönmek, Nükul Etmek, Rücu Etmek
- Mücavir kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Komşu
- Serpilmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Büyümek, Gelişmek
- İzhar Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Açıklamak, Göstermek
- Kayağan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kaypak
- Olgunlaşmamış kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gök, Olmamış, Tor
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü