Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Memorandum kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Andıç - Lirizm kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çoşkunluk
- Maalesef kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ne Yazık ki, Üzülerek Söylüyorum, Yazık Ki
- Belli Başlı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Muayyen
- Arabalı Vapur kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Feribot
- Süsmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tos Vurmak
- Tanış kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Aşina, Bildik, Tanıdık
- Sübvansiyon kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Destekleme
- Halat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Urgan
- Yıldırak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Şimşek, Parıldayıcı
- Darp kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dövme, Vurma, Vuruş, Çarpma
- Otlatmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Otarmak
- Kırıntı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kırık
- Geri Vermek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kaytarmak, İade Etmek
- Otarmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gütmek
- Tenasüp kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Orantı, Oran, Çekim
- Ziyan Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ekmek, Heba Etmek, Heder Etmek
- İletişim kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bildirişim, Haberleşme, Komünikasyon, Muhabere, Ünsiyet
- Senlibenli kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Samimi
- Uğruna kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İçin
- Anekdot kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Öykücük, Kısa Anlatı, Güldürücü Öykücük
- Sabık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Geçen, Eski, Evvelki, Kabakki, Önceki
- Cüce kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bodur, Bacaksız, Bücür, Civciv
- Tavlamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Aldatmak
- Cefengiyat Söylemek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Zırvalamak
- Kartvizit kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kart
- Çekmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Almak, Asmak, Atmak, Dayanmak, Döşemek, Emmek, Germek, Giymek, İçmek, Kaldırmak, Katlanmak, Koymak, Öğütmek, Örtmek, Sarmak, Söylemek, Taşımak, Vurmak, Yollamak
- Başlık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kalın, Serlevha
- Tecelli kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Cilve, Kader, Belirme, Görünme
- Ilıca kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kaplıca, Çermik
- Telin kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Lanet okuma, Lanetleme, Kargıma, Kargış, İlenme
- Acilen kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İvedilikle, Çabucak, Hemen
- Kurnaz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Açıkgöz, Cambaz, Çakal, Kurt, Uyanık
- Titr kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı San
- İttifak Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Anlaşmak, Uyuşmak
- İklim kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Diyar, Ülke
- Saldırgan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mütecaviz, Tecavüzkar
- Mihman kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kalıcı, Konuk
- Zevat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Adam, Şahıs, Zatlar, Kişiler
- Dalgalandırmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Savurmak
- Oylamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sese Koymak
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü