Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
M�fte ile ilgili kayıtlı bilgi bulunamadı! - Celep kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çodar, Maldar
- Aracısız kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Direkt, Doğrudan
- Şömiz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gömlek
- Nezih kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Temiz, Ahlaklı
- Yitirmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kaybetmek, Kaybolmak
- Ayyaş kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sarhoş, İçkici, Alkolik
- Bozuk Para kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bozuk, Bozukluk
- Bilgiç kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bilgili, Ukala
- Mola kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Teneffüs
- Uçkun kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Heyelan
- Küldöken kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Eş, Kadın
- Dolambaçlı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çapraşık
- Meşime kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Etene, Son
- Vacip kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gerekli
- Yer Biçimleri kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Engebe
- Ahzüita kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Alışveriş
- Sürur kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sevinç
- Çılgın kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Deli, Mecnun, Aşırı, Kuluduk, Olağanüstü, Zırdeli
- Orijin kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Başlangıç, Kaynak, Köken
- Yardımcı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Muavin, Yamak, Yâr, Yaver, Asistan
- Enayi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Avanak, Budala, Giç, Ördek, Sarsak, Bön
- Ben kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hal
- Özveri kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Fedakârlık
- Müsekkin kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yatıştırıcı
- Yaprak Sigarası kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Puro
- Mebzuliyet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bolluk, Çokluk
- Sapan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kuşatan
- Habis kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Alçak, Soysuz; Tehlikeli, Kötücül, Kötü
- Erkek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yetişkin Adam, Bay, Er Kişi, Koca, Sözüne güvenilir, Mert, Sap
- Güçlükle kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dar, Zor
- Sarkık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sarkmış, Sölpük
- Yaklaşık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Aşağı Yukarı, Ortalama, Tahminen, Takribî
- Güzeşt kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Iskonto, Taviz
- Rastlantı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tesadüf, Karşılaşma
- Dirilmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Canlanmak, İyileşmek
- Süslü kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Süslenmiş, Bezenmiş
- Çıkarmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dışarı Atmak, Sökmek, Koparmak, Neşretmek, Anlamak, Atmak, Boşaltmak, Bulmak, Elde Etmek, Gidermek, Giysi, Göndermek, Göstermek, Hatırlamak, Kazımak, Sağlamak, Sezmek, Soymak, Söylemek, Sunmak, Yapmak, Yayımlamak, Yollamak
- Makta kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kesit
- Çökük kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Göçük
- Kesim kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Anlaşma, Bölge, Bölüm, Endam, Kesit, Kısım, Parça, Pazarlık
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü