Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Makta kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kesit - Tepelemek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Eziştirmek, Hırpalamak, Yakşıca Dövmek
- Elçekmemek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tebelleş Olma
- Mitos kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Söylence, Mit
- Modülasyon kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Değişim
- Keşfeden kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kâşif
- Ütilitarist kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yararcı
- Pırtlak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Patlak
- Yamru Yumru kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yumru
- Akustik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yankılanım, Yankılanış, Yankıbilim
- Son Teşrin kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kasım
- Hâk kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Toprak
- Porsiyon kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kişilik
- Genlik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bolluk, Refah
- Burmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kıvırmak, Döndürmek, Çevirmek, Bükmek Enemek, Hadım Etmek, İğdiş Etmek
- Sari kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bulaşıcı, Bulaşkan, Geçici, Geçen, Bulaşık,
- Kem kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kötü, Eksik, Noksan, Fena
- Halsizlik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dermansızlık, Bitkinlik
- Ok kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dingil, Eksen
- İstimzaç Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sormak
- Beli kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Efendim, Evet
- Hastalanmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sayrılanmak, Hasta Olmak
- Kabahatsiz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Suçsuz
- Yapılaşmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Oluşmak
- Koruma kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Himaye, Muhafaza, Müdafaa, Vikaye
- Çapkın kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Avratbaz, Haylaz, Hovarda, Yaramaz
- Billahi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Vallahi
- Pervin kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ülker
- Tirbuşon kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Burgu
- Sarfınazar Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Vazgeçmek
- Badiye kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çöl
- Silik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sönük, Cansız, Ruhsuz
- Aksi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ters, Zıt, Menfi, İnatçı, Hırçın, Huysuz, Karşıt, Titiz, Geçimsiz, Kötü, Münasebetsiz, Olumsuz, Suratsız
- Dilaver kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bahadır, Yiğit, Delikanlı
- Edalı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çalımlı, Havalı, Nazlı, Civelek, Oynak
- Gırla kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Alabildiğine, Pek Çok
- Destan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Koçaklama, Boy, Epope
- Benzetmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bozmak, Dövmek
- Uyanık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gözü Açık, Açıkgöz, Agâh, Ayık, Kurnaz, Tetik
- Himaye Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Esirgemek, Gözetmek, Kayırmak, Kollamak, Korumak
- Sübvanse Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Desteklemek
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü