Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Ezik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çürük - İhsan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Armağan, Lütuf, Nimet, İnayet, Bağışlama, Kayra, Atıfet, Bağış, İyilik
- Ali Mektep kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yüksekokul
- Acılı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kederli, Yanık, Zehirli
- Necip kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Soylu, Doğuşlu, Temiz, Seçkin
- Uyanmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Belirmek, Depreşmek
- Sinirsel kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Asabi
- Aceleci kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İvecen, Acul, Çabuk, Farfara, Kıvrak
- Şen kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Eğlenceli, Neşelendiren, Neşeli, Sevinçli
- Karabaş kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Rahip
- Söyleşi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hasbihal, Musahabe, Sohbet
- Pırtlak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Patlak
- Acımsı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dokunaklı
- Oydaş kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hemfikir
- Yaraşırlık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Liyakat
- Es kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Akıl; Duygu; Esenlik
- Çene kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çarık, Köşe
- Kamera kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sınalga, Alıcı, Kameraman, Almaç, Kameriye, Çardak
- Koyulaştırma kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Teksif
- Aidiyet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İlgi, İlişkinlik, Değginlik
- Konsulto kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Konsültasyon
- Sehven kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yanlışlıkla
- Oturak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kötürüm, Ördek, Taban, Yerleşik, Lazımlık, Mütekait, İskemle
- Bölünmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Üleşmek
- Erkli kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Muktedir, Nüfuzlu, İktidarlı, Güçlü, Kadir
- Kefere kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Müslüman Olmayanlar, Kafirler
- Randıman kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mahsuldarlık, Verim, Ürün
- Yoksuz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yoksul
- Mevzilenmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mevki Tutmak
- Kadın kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bayan, Hatun, Hatun Kişi, Zen, Ayal, Karı, Eş, Avrat, Dişi, Hanım
- Çalı Bülbülü kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ötleğen, Bayır Kuşu
- Sentaktik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sözdizimsel
- Hükümdarlık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Taht
- Titreyiş kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sarsıntı
- Ateş kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Od, Nar, Acı, Coşkunluk, Hınç, Hırs, Öfke, Tehlike
- Mahlas kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Seçme Ad, Tahallüs
- Sabuklanma kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hezeyan
- Dindirme kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sorgulama
- Aval Aval kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Aptal Aptal
- Zındık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dinsiz
- Balaban kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İri, Büyük; Şişman, Gürbüz, Nazik
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü