Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Utarit kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Merkür, Arzıtilek - Mükemmel kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Eksiksiz, İdeal, Harika, Kâmil, Komple, Şahane, Tam, Kusursuz, Yetkin
- Şeni kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kötü, Çirkin, Alçakça, Ahlak Dışı, İnsanlık Dışı
- Bağışlamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Affetmek, Teberru Etmek, Hibe Etmek, Görevden Almak, Görevden Çekmek, Lütfetmek, Unutmak, Hoş Görmek, Bağışta Bulunmak
- Hizmet Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çalışmak
- Sumsuk kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yumruk
- Lökosit kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Akyuvar
- Bağdaşmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Uzlaşmak, Anlaşmak, Uyuşmak, Uymak
- İspati kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sinek
- Tasa kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Düşünce, Efkâr, Endişe, Gam, Kaygı, Keder, Merak, Üzüntü
- Yakışık Almak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yerinde Olmak, Uygun Düşmek
- Miat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Süre
- Klâs kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sınıf; Üstün Nitelikli, Üstün Yetenekli
- Sağ Olmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yaşamak
- Göt kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dip, Kıç
- Sakıncalı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mahzurlu
- Recim kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Taşlama, Taşa Tutma
- Lerzan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Titrek
- Mest kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sarhoş, Kendinden Geçmiş
- Kentlileşmiş kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Medeni
- Bedir kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dolunay, Ayın On Dördü
- Dünürcü kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dünür, Görücü
- Uzantı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Uzatılmış
- Teklik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Lira, Tekil
- Objektif kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Nesnel, Mercek
- Astrolog kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yıldızbilimci
- Kusurlar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Taksirat
- Ceylan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Geyik, Ceren, Ahu
- Lazımlık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Oturak
- Darp Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çarpmak
- Aforizm kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Özdeyiş
- Göden kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İşkembe
- Buru kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sancı
- Etkileme kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tesir
- Zayıf kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sıska, Cılız, Arık, Çelimsiz, Enez, Yetersiz, İnce, Kuru, Yufka, Güçsüz, Kuvvetsiz
- Banko kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kesinlikle
- Mevduat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Emanet, Yatırım
- Müstahdem kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hademe
- Döküntü kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Berbat, Çer Çöp, Değersiz, Enkaz, Kötü, Dökülüp Saçılmış, Ayak Takımı, İndifaat
- Semaver kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kaynavuk
- Hatırat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Anılar
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü