Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Kozak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kozalak - Göçürme kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Nakil
- Komando kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Akıncı
- Tasvirci kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Betimci
- Büyükanne kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Nine, Nene
- Zift kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Katran, Karasakız
- Deniz Hamamı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kumsal
- Alelacele kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çabucak, Çarçabuk, İvedilikle
- Pekiştirmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sertleştirmek, Katılaştırmak, Sağlamlaştırmak, Beslemek, Sertleşmek, Tahkim Etmek
- Büyüklenme kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Burun, Gurur, Kasıntı, Kibir, Kurum, Tavır, Tekebbür
- Galip kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yenen, Üstün, Baskın, Üstün Gelen, Yenici
- Hoşnut kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Memnun
- Bozulmuş kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bozgun, Yoz
- Enez kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hantal
- Susturmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bastırmak, Gidermek, İlzam Etmek
- Vasıtacı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ara Bulucu
- Fırtına kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sıkıntı
- Sundurma kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hangar, Hayat
- Yasak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Engel, Memnuiyet, Memnu, Haram, Ambargo, Kadağan, Yok
- Teçhizat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Donatım, Donanım
- Manüskri kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Elyazması
- Yadırgamaz Olmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Isınmak, Alışmak
- Mevzilenmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mevki Tutmak
- Çekinme kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İmtina
- Hatun kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bayan, Eş, Hanım, Kadın, Zevce
- Tullanmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Atlamak
- Kamyon kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yük Makinası
- Dönemeç kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Büklüm, Kıvrım, Viraj
- Azadelik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Özgürlük
- Sürveyan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gözetmen
- Kefalet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kefillik, Zaminlik, Oğalık
- İştahlı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İstekli
- Mahal kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mevki, Mevzi, Yer, Yöre
- Dımdızlak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çırılçıplak, Cascavlak; Bomboş, Eli Boş
- Bahir kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Deniz
- Susku kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sükût
- Hukuki Mühlet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Müruruzaman
- Ayaklanmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kıyam Etmek, Kalkışmak, Başkaldırmak, İsyan Etmek
- Banak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Lokma
- Kişi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Can, Er, Erkek, Eş, İnsan, İsim, Koca, Nefer, Nüfus, Şahıs, Şahsiyet, Zat, Kimse
- Nodullamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dürtmek, Uyarmak
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü