Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Kovalamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İzlemek, Koşmak, Kovmak, Takip Etmek - Bezeksiz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yalın
- İhtiyatsızlık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gaflet
- İtimat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Emniyet, Güven, Güvenç
- Panzehir kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ağıkıran, Antidot, Tiryak
- Sunum kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Lokma, Parça, Arz Ve Talep
- Cızıktırmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Karalamak, Yazmak
- Sergerde kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Baş, Elebaşı
- Lens kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mercek
- Zevahir kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Görünüm, Görünüş
- Askılık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Vestiyer
- Süslenmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bezenmek, Donanmak
- Defetmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Savmak, Savuşturmak, Kovmak
- Tempo kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ezgi, Gidiş, Sürat, Tarz, Vuruş, Yol, İlerleyiş, Gelişme Hızı
- Fikren kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Zihnen
- İktifa kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kanaatlenme, Kifayetlenme, Yetinme, Kanma
- Bekâret kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kızlık, Erdenlik, Saflık, Temizlik, Masumluk, Doğallık, Tazelik, Yenilik
- Anot kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Pozitif Elektrot, Artı Uç
- Final kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bitiş, Bitim
- Ardıç Rakısı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Cin
- Umutsuzluk kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ümitsizlik
- Denetlemek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Onaylamak, Teftiş Etmek, Murakabe Etmek, Kontrol Etmek
- Dayanıklı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sağlam, Metin, Devamlı, Dözümlü, Güçlü, Pek
- Nazaran kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Göre
- Cılk Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bozmak
- Lağlağıcı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Şaklaban
- Grafik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çizge
- Lehimlemek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Lehim Yapmak
- Ankebut kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Örümcek
- Ayak Tarağı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tarak
- Dağar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dağarcık
- Yaşmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ferace
- Şvester kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hemşire, Kız Kardeş
- Malzeme kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gereç, Materyal
- Yargıtay kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Temyiz Mahkemesi
- Bayındırlık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İmar
- Yaylım kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Otlak
- Gebertmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Öldürmek
- Rappadak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ansızın
- Çekicilik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Cazibe, Hava
- Kostak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kabadayı, Kibar, Yakışıklı, Yiğit, Yürekli, Zarif, Çalımlı
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü