Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Duymak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hissetmek, İşitmek, Sezmek, Taşımak, Tatmak, Yaşamak - Daktilograf kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Daktilo
- Erkan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İleri Gelenler, Üstler, Büyükler, Kurallar, Yol, Yöntem, Temeller, Esaslar
- Hareketli kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Devinimli, Aktif, Atak, Canlı, Faal, Kıvrak, Oynak, Devingen, Müteharrik
- Gön kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Deri, Kösele
- Uyum kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ahenk, Düzen, Geçim, İntibak, Mutabakat, Uygunluk
- Açınmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gelişmek, İnkişaf Etmek
- Kerenti kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tırpan
- Karşı Durma kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Direniş
- Amme kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Topluluk, Kamu
- Tavşan Yürekli kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Korkak
- Nevmit kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çaresiz
- Yayınevi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Neşriyat
- Oğunmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bihuş Olmak
- Tuluk kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tulum
- Özsu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Usare
- Vuzu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Abdest
- Angın kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Meşhur, Ünlü
- İnhitat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çökme
- Mahfil kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Toplantı Yeri, Dernek, Çevre
- İzafe Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bağlamak, Eklemek, İlave Etmek, Katmak, Yüklemek
- Kürevi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Toparlak
- Handan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Neşeli, Şen
- Diyanet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dinişleri, Dinselcilik, Din, Din İşleri, Dindarlık
- Hademe kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Görevli, Odacı
- Talvar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çardak, Hangar
- Abstreleştirme kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mücerretleştirme, Soyutlaştırma
- Küçük Abdest kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İdrar
- Nefes kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Soluk
- Böbürlenme kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Böbür
- Singin kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sıkılgan, Utangaç, Sindirilebilen, Hazmı Kaabil
- Takdimci kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sunucu, Tanıtıcı
- Tür kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Nevi, Cins, Çeşit, Kabil, Kalem, Nev, Soy, Tarz, Türlü, Zümre
- Meddücezir kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gelgit
- Eşleme kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Senkronizasyon
- Aykırılık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İhtilaf, Muhalefet
- Elmacık Sümüğü kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Elmacık Kemiği
- Elçilik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sefaret
- Mamur kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bayındır
- Melal kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dert, Hüzün, Usanç, Üzüntü
- Mütenevvi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çeşitli, Türlü
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü