Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Kombinasyon kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tertip - Takas Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Değiştirmek
- İşlenmiş kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mamul
- İçrek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Saklı, Batini
- Çökel kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tortu; Çökelti, Rüsup
- Hatır kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Akıl, Durum, Gönül, Hafıza, Hâl, Kalp, Keyif, Sevgi, Yâd, Yâddaş, Zihin
- İnsiyak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İçgüdü
- Ağır Küre kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Barisfer
- April kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Nisan
- Trafik Magandası kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Otoş
- Mandal kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sıkaç
- Duruş kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mevzi, Sekte
- Mankafa kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Aptal
- Özür kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mazeret, Kusur, Sakatlık, Elverişsizlik
- Öncel kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Selef
- Elden kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Doğrudan, Hemen
- Namütenahi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sonsuz
- Açınmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gelişmek, İnkişaf Etmek
- Deneyimsiz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tecrübesiz, Toy
- Olanak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İmkan, İmkân, Mümkünlük, Olabilirlik
- Sendrom kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Belgi, Belirti, Sıkıntı
- Bağboğan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Küsküt
- Aşçı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ahçı, Aşpaz, Lokanta
- Tekrir kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yineleme
- Deşarj kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Boşalma; Rahatlama
- Kanayaklı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çaresiz, Kadın, Yoksul, Zavallı
- Dejenere kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Soysuz, Yoz, Bozulmuş
- Şuur kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Akıl, Us, Bilinç
- Alabildiğine kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Azami
- Karakteristik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kişiliksel, Özyapısal
- Taksim Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bölmek, Bölüşmek
- Susamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Özlemek
- Cılız kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sıska, Eneze, Nahif, Çelimsiz, Basit, Değersiz, Güçsüz, Zayıf, Cansız, Gelişmemiş
- Şabalıt kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kestane
- Eleştirmeci kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Münekkit, Tenkitçi
- Tevatür kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Söylenti
- Tedavi Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Düzeltmek
- İsnat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yükleme, İftira, Atfetme, Üstüne Atma, Yastama
- Dingin kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Durgun, Sakin, Yorgun, Kımıldamayan, Mecalsiz
- Teessüf kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Üzüntü, Acıma, Üzülme, Acınma, Yerinme, Yazıklanma
- Hidrofor kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Subasar
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü