Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Kilolu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ağır, Şişman - Selamat Kalın kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Allah?a Ismarladık
- Reşit kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ergin, Yetişkin
- Yağdanlık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yağlık, Dalkavuk
- Müstevi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Düz
- İnanca kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Güvence, Teminat
- Sulamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Suvarmak
- Ukubet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ceza
- El Gün kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Başkaları, Yabancılar
- Kese Kâğıdı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kâğıt Torba
- Teessürat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İzlenim
- Temenni kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dileme, Dilek
- Tabiatçılık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Doğacılık
- Türbülans kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Burgaç
- Rical kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Büyükler, Erkekler, Orun Sahipleri
- Endişe Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kaygılanmak, Korkmak
- Mamure kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bayındırlık
- Kesat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Seyrek, Durgunluk, Yokluk, Kıtlık
- İkilem kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kıyası Mukassim, Dilemma
- Öğle kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gün Ortası, Öğlen, Öğle Vakti, Günorta, Öğle Ezanı, Öğle Namazı
- Kara Yağız kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sağlıklı, Güçlü, Gürbüz
- Tahliye Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Boşaltmak
- Teolog kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dinbilimci
- Lağvetmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Feshetmek, İlga, Kaldırmak
- Geçer kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sürümlü, Yürürlükte Bulunan, Sayılı, İleri Gelen, Makbul
- Binmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Atlamak, Katılmak
- Canlı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Aktif, Dinç, Diri, Faal, Güçlü, Kıvrak, Zinde
- Husus kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İş, Konu, Madde, Özellik, Yön
- Çeneli kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çenebaz
- Yağma Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yağmalamak
- Şeriat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İslam Hukuku
- Alçak Boylu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bodur
- Sürgü kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dayak, Sürme, Tırkaz, Yuvak, Loğ
- Dövme kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dayak, Yarma
- İcap kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gerek, Lüzum, Zaruret, Gereklik, İster
- Nifak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Geçimsizlik, Anlaşmazlık, Ara Bozuculuk, Ayırga, Ara Açıklığı, Karıştırıcılık, İkiyüzlülük
- Bulak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Pınar, Kaynak
- Hariç kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dış, Dışarı, Müstesna, Dahil Değil
- Mükellefiyet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yükümlülük
- Müteferrik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dağınık
- Dâhil Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Katmak
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü