Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Kehanet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kâhinlik - Hızar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bıçkı, Biçki
- En Çok kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Azami
- Askı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Asılgan, Fener
- İthal kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Alım
- Cenk kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çarpışma, Çekişme, Kavga, Savaş, Uğraş
- Etik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Töre Bilimi, Ahlak Bilimi; Ahlaki, Ahlakla İlgili
- Kanunsuz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yasa Dışı
- Gizlemek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Saklamak, Örtmek
- Gazel kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ceren
- Ortakça kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ortaklaşa
- İfildemek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ürpermek
- Başa Düşmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Anlamak
- Kere kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Defa, Kez, Sefer, Yol
- Azgın kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Azmış, Azılı, Coşmuş, Taşmış, Ele Avuca Sığmaz, Haşarı
- Verimli kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Cömert, Dişi, Mahsuldar, Mübarek, Zengin, Bitek, Randımanlı, Mümbit, Müsmir, Verimkâr, Semereli, Çok Yazan, Velut
- Bulanık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Donuk, Puslu, Dumanlı
- Petrol kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yeryağı, Gaz Yağı
- Ussal kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Rasyonel, Akli, Makul
- Huzurlu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Erinçli, Rahat
- Heves Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yatmak, Yeltenmek
- Uz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Becerikli, Güzel, İyi, Mahir, Yarar, Uygun, İşe Yatkın, Düzgün, Açık, Fasih
- Endogami kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İçevlilik
- Elçilik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sefaret
- Mantalite kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Anlayış
- Hapşırma kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Aksırık
- Tecennün Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çıldırmak, Delirmek
- Bilmeden kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ezbere, Kazara, Yanlışlıkla
- Beş Altı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Biraz, Birkaç
- Zararına kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Zarar Ederek
- Etüt kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Araştırma, İnceleme, Mütalaa, Müzakere, Ek Çalışma, Ek Ders
- Ünite kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Birim
- Bozuntu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Döküntü
- Toplam kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yekûn, Yekün, Mecmu
- Lobi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dalan, Hol
- Münezzeh kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Arı, Temiz, Uzak
- Yönetmen kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Müdür, Direktör, Rejisör
- Fos kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çürük, Temelsiz, Boş, Kof
- Bere kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ezik, Çürük, Sıyrık, Hafif Haraplık, Başlık
- Genelge kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tamim, Sirküler
- Bitap kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Argın, Halsiz, Bitkin, Yorgun
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü