Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Kam kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Şaman - Aş Damı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mutfak
- Traksiyon kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çekim
- Belirtilen kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tamlanan
- Esrarkeş kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Uyuşturucu Bağımlısı
- Hanımanne kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kaynana
- Yaran kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dostlar
- Semih kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Cömert, Eli Açık
- Çat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kavşak, Köşe Başı, Dar Vadi, Dağ Geçidi
- Olabilen kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İhtimalî, Olanaklı, Mümkün
- Âşık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Vurgun, Tutkun, Ozan, Sevdalı, Meşhur, Müptela, Yangın
- Otopsi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Açma
- Tiraj kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Baskı
- Dinsel kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dini
- Navlun kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gemi Kirası
- Müjdeli kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Muştulu
- Curcunalı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ses
- Sümük kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Fırtık, Kemik
- Pay kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hak, Hisse, Üleş
- Layık Görmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tenezzül Etmek
- Hesaplı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Düşünülmüş, Hesaplanmış, Ölçülü, Tedbirli, Tutumlu, Ucuz, Tasarlanmış
- Komite kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Encümen
- Hayat Kadını kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Fahişe
- Siyah kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kara
- Kılmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Etmek, Yapmak
- Sifilis kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Frengi
- Sukut kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Düşme
- Buyurmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Emretmek, Almak, Demek, Etmek, Geçmek, Gelmek, Girmek, Gitmek, Söylemek
- Umar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çare
- Harcanmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gitmek
- Boşlama kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İhmal
- Hengâme kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gürültü, Kavga, Patırtı, Velvele
- Serin kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Az Soğuk, Salkın
- Saka kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sucu, Payizbülbülü, Su Taşıyıcı
- Narenci kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Turuncu
- Slayt kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Saydam
- Kısma kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kısıntı, Taksir
- Zıngırağı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çıngırak
- Burmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kıvırmak, Döndürmek, Çevirmek, Bükmek Enemek, Hadım Etmek, İğdiş Etmek
- Teessür kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Üzülme, Gam, Üzüntü, Etkilenme, Yerinme, Yerinç
- Acımaz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Zalim
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü