Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Sevda kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sevgi, Aşk, İstek, Heves - Zadegân kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sosyete, Soylular Takımı
- Tiryak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Afyon, Panzehir
- Varakpare kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mektup, Name
- Talik Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Asmak, Ertelemek
- Alnaç kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Cephe
- Zıddına kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Aykırı
- Güle Güle kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yakşı Yol
- Karşı Durmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Direnmek, Göğüslemek
- Bürokrat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Şekilci
- Bezeme kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Süsleme, Tezhip
- Daru kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İlaç
- Boşalmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İnhihal Etmek, Deşarj Olmak
- Müdahale kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Karışma, Araya Girme, El Atma, El Katma, El Sokma
- Sükûti kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Suskun, Sessiz
- Adele kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kas
Doğrusu Adale şeklinde yazılır.
- Yanlışlık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Cürüm, Hata
- Yaşam kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ömür, Hayat, Durmuş
- Çekinme kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İmtina
- Abır kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Giyim, Haya, Haysiyet, Hürmet, Kadir Kıymet, Kıyafet, Şeref, Üst Baş
- Mahdutlaştırma kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tahdit
- Taç kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yan
- Habercilik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İhbar, Jurnal
- Matine kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gündüz Seansı
- Kodes kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hapishane, Cezaevi, Tutukevi, Karakol
- Aferist kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dalavereci, Çıkarcı
- Tekaüt kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Burs, Emekli
- Götürüm kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sabır, Tahammül
- Cızıldamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Cızırdamak
- İstem kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Arzu, Talep
- Zırt Fırt kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Zırt Pırt
- Taksimat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bölüntüler
- İrtihal kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ölüm
- Yakıştırmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Uydurmak, Yormak, Münasip Görmek
- Şartlı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Koşullu, Koşula Bağlı, Meşrut
- Yekdil kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mutabık
- Hallaç kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Atımcı
- Hırs kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Açgözlülük, Tamah, Ateş, Harislik, Hınç, Öfke, Soğumsuzluk, Aşırı Tutku, Kızgınlık
- Meşhut Suç kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Suçüstü
- Seyelan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Akma, Akıntı
- Ahbaplık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hukuk, Hususiyet, Ünsiyet
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü