Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Gruplama kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kümeleleme - Veziriazam kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sadrazam
- Çelmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Badalak Vurmak, Çalmak, Engellemek
- Sınalgı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Televizyon
- Dermatolog kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Deri Hastalıkları Uzmanı, Cildiyeci
- Bilgin kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Âlim, Bilimci
- Soytarı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Maskara, Telhek, Şaklaban
- Makaslamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kayırtmak, Kesmek
- Ruhsat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İzin, Müsaade
- Saklı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gizli, Kapalı, Mahfuz, Örtülü, Mahfi, Hafi
- Ferah kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sıkıntısız, Sevinçli, Geniş, Bol, Hafif, Sevinç, Sevinçlilik, Havadar, Aydınlık, İç Açıcı (Yer)
- Şamar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tokat, Şapalak
- Açılmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Boşalmak, Genişlemek, Bollaşmak, Delinmek, Yırtılmak
- Haşmet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Görkem
- Göyük kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yanık
- Kıraç kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çorak
- Samanlık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Merek
- Koyulaştırma kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Teksif
- Finiş kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bitme; Varış
- Muhasara Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kuşatmak
- Başvuru kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Müracaat
- Sarnıç kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yeraltı, Kagir Saklak, Su Deposu
- Cenabet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Cünüp, Taharetsizlik
- Parçalamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bölmek, Kesmek, Paralamak, Sındırmak
- İhtişam kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Görkem, Haşmet, Büyüklük, Göz Alıcılık, Gösterişlilik
- Aklıselim kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sağduyu
- Zıkkım kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ağı, Zehir, Acı
- Memat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ölüm
- Tutum kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Davranış, Ekonomi, Gidiş, Hâl, Hareket, Hareket Tarzı, Hesap, İdare, İktisat, Seçenek, Şekil, Tavır, Yol
- Yükümlü kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mükellef, Borçlu, Memur, Mükellefiyetli
- İndividüalist kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bireyselci
- Radikalist kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Köktenci
- Kabarmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Taşmak, Şişmek, Artmak, Kafa Tutmak, Başkaldırmak, Böbürlenmek, Büyümek, Kalkmak
- Üst Üste kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sıkışık
- Bir Kadar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Biraz, Birtakım
- Sanlı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Maruf, Ünlü, Meşhur
- Berhava Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yok Etmek
- Keskin kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Acı, Kırıcı, Kuvvetli, Sert, Zampara
- Yalavaç kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Peygamber
- Yatkınlık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Beceri, Meleke
- Dekont kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hesap Dökümü
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü