Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Astroloji kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yıldızbilim - Kestirmece kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tahminî, Yaklaşık
- Salaş kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tufeyli
- Yasmık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mercimek
- Zifaf kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gerdek
- Seminer kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Grup Çalışması; Kurs
- Eğri kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çap, Çarpık, Muavveç; Eğmel, Mukavves; Eğik, Mail; Doğru Olmayan, Münhani; Eğmeçli, Mukavves
- Tabiilik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Doğallık
- Karayanık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Karakabarcık, Şarbon
- Solüsyon kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çözelti
- Nazlanmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Naz Etmek
- Pişik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Göcen, Kedi
- Güzaf kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Boş, Anlamsız, Beyhude
- Hatime kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sonsöz, Son, Sonuç
- Katedral kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Baş Kilise
- Hilat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kaftan
- Sadakatsizlik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İhanet
- Parabol kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Katı Mükai
- Buz Yalağı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yalak
- Şifrelemek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gizimlemek, Kotlamak
- Münferit kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tek, Ayrı, Tekil, Bireysel, Yalnız, Kendi Başına
- Yarlık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ferman
- İzolasyonizm kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yalnızcılık
- Oranlı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Uygun, Nispetli, Mütenasip, Mütevazin, Mutedil, İnsaflı
- Lağvetmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Feshetmek, İlga, Kaldırmak
- Beceriksiz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hünersiz, Maharetsiz, Çalpa, Âciz, Amatör
- Eşkâl kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Şekil, Biçim, Görünüş, Kılık
- Nine kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Babaanne, Büyük Anne, Büyükanne, Ebe, Nene
- Tatlıca kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Güzel, Hoş, İçten
- Nispetle kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Nispeten
- Kızgınlık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gazap, Hiddet, Hırs, Hışım, Öfke
- Şayan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yaraşır, Değer, Layık, Uygun
- Çekidüzen kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İntizam, Nizam, Düzenlilik, Özen, İtina
- Olabilir kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kabil, Muhtemelen, Mümkün, Olur, Olanaklı
- Yataklık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kerevet, Karyola
- Pısırık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tutuk, Utangaç, Çekingen, Uyuşuk, Cesaretsiz, Beceriksiz
- Yemekhane kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Aşevi
- Ahvalruhiye kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hava
- Kaplamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Almak, Basmak, Bastırmak, Bürümek, Dolmak, Kuşatmak, Örtmek, Sarmak, Tutmak, Yürümek, Yüzlemek, İstila Etmek
- Kaolin kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Arı Kil, Akcilim
- Kaos kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Karışıklık, Kargaşa
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü