Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Geri �ekilme ile ilgili kayıtlı bilgi bulunamadı! - Mukayese kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kıyaslama, Karşılaştırma, Kıyas, Ölçüştürme, Oranlama
- Kösele Suratlı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Utanmaz
- Muayyen kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Belirli, Belli, Kararlaştırılmış
- Sergileme kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Teşhir
- İntizar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İlenme, Bekleme, Gözleme, Beddua
- Şualamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Işınlamak
- İç Sürme kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İshal
- Keşifçi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bulgucu
- Kilim kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sergi
- Sürur kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sevinç
- Kar Uçkunu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çığ
- Demin kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bayak, Biraz Önce, Şimdi, Şimdikinden Az Önce
- Ekseri kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çoğu, Genellikle
- Böbürlenmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Büyüklenmek, Övünerek Kabarmak, Kurulmak
- Olgun kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bilgi, Değmiş, Kâmil, Pişkin, Yetişmiş
- Asalet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Soyluluk, Asillik, Alicenaplık, Neciplik
- İsticvap kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sorgu
- Pedagojik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Eğitimsel, Eğitimbilimsel
- Galon kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Damacana
- Tatbik Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Uygulamak
- Elemli kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kederli
- Anlaşılmayan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Muamma
- Güçleştirmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kesmek
- Dalmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Cummak, Uyuklamak, Uyumak
- Hayat Kadını kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Fahişe
- Patavatsızlık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gaf
- Tefevvuk Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bastırmak
- Çıkar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Fayda, Gider, Kazanç, Menfaat, Yarar
- Beter kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kötü, Berbat, Daha Kötü, Çok kötü
- Nezaket kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İncelik, Zarafet, Naziklik
- Şart Şurt kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kural
- Sarsıntı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Deprem, Titreme, Travma, Titreyiş
- Çörek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ekmek, Kurs, Hamur İşi, Yiyecek
- Keçe kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çadır
- Yanında kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Birlikte
- Safi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Katıksız, Net, Sadece, Duru, Sadece, Temiz, Yalnız, Som
- Keşikçi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bekçi
- Merhabalaşmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Selamlaşmak
- Teorik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kuramsal
- Emretmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Buyurmak
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü