Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Kudret kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yetenek, Güç, Erk, Erke, İktidar, Zenginlik, Ker - Öğretici kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Didaktik, Öğretmen
- Sakıncalı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mahzurlu
- İzbe kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Basık, Loş, Nemli, Kuytu; Sapa
- Karın kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Akıl, Göbek, Gönül, İç, Kafa, Mide, Rahim, Yürek
- Denk kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Müsavi, Beraber, Emsal, Tay, Yatak, Yorgan, Yük
- Aborda Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yanaşmak
- Uzun Hayvan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yılan
- Yakışma kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tenasüp
- Zula Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Aşırmak, Çalmak, Gizlemek, Saklamak
- Işılamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Işıldamak, Parlamak
- Benimsenmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Oturmak
- Hürmetsizlik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Saygısızlık
- Katakulli kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Düzen, Oyun, Tuzak, Yalan, Dolan, Hile
- Ali Mektep kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yüksekokul
- Sinlik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kabristan, Mezarlık
- Fevkettabii kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tabiatüstü
- Teşkilatsız kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Örgütsüz
- Otantik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Orijinal
- Suples kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Esneklik
- Porte kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Değer, Önem
- Ansız kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ansızın
- Dürtmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Değmek, Dokunmak, Tahrik Etmek, Uyarmak
- Cezbe kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Coşku
- Töz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Asıl, Cevher, Kök, Temel
- Tanınmış kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Meşhur, Şöhretli, Ünlü
- Murdarilik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Omurilik
- Kılıksız kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Süfli
- Iraklaşmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Uzaklaşmak
- Mutlu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bahtiyar, Hoşbaht, Memnun, Mesut, Berhudar, Ongun
- Adi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bayağı, Aşağılık, Kalitesiz, Niteliksiz, Sıradan, Değersiz, Kötü, Olağan, Alçak, Aşağı, Süfli, Ucuz, Yoz
- Konum kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Durum, Vaziyet, Yer, Pozisyon
- Ürümek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Havlamak
- Kitap kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Eser, Yapıt
- Yangılı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mültehip
- Cins kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Asıl, Çeşit, Garip, Kabil, Kök, Nev, Soy, Tuhaf, Tür, Zümre
- Devralmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Teslim Almak
- Eşantiyon kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Örneklik, Bedavalık
- Stand-Up kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sözçatarlık
- Münasebetsiz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Saygısız, Aksi, Çirkin, Ters, Uygunsuz
- Hastalıklı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sayrılıklı, Çürük, Marazi, Yarım, İğcil, Mariz
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü