Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Feraset kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Anlayış, Kavrayış, Sezgi, Zekâ - Kocaman kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Büyük, Hantal, İri, Koca
- Aksak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Topal
- Dalaşma kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hırgür
- İbare kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sözce
- Nitekim kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gerçekten, Hakikaten, Nasıl Ki
- Uca kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yüce
- Tabiiyet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bağlılık, Milliyet, Tebaalık, Uyruk, Vatandaşlık, Bağımlılık
- Şahsi Vesika kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kimlik
- Akılcı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Usçu
- Kavrulmuş kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kebap
- Sıhhi Tesisat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Su Döşemi
- Enternasyonal kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Beynelhalk, Uluslararası, Beynelmilel
- Meşguliyet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Uğraş
- Atalet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tembellik, İşsizlik, İşsiz Kalma, Gevşeklik, Uyuşukluk, Süredurum, İşlemezlik, Dinginlik, Durağanlık, Hareketsizlik
- Karides kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Deniz Tekesi
- Zakkumlaşmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Acılaşmak
- Yanıltı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sehiv, Yanlışlık
- Konulmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Konmak
- Fırıldakçılık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dolandırıcılık
- Düzenli kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Disiplinli, Düzgün, Tertipli, Derli Toplu, Kararlı, Manzum, Mazbut, Muntazam, Yerli Yerinde
- Harman Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Harmanlamak
- Moruk kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yaşlı, Baba, İhtiyar, Koca
- Genişliğinde kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kadar
- Hızlanmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Süratlenmek
- İstilacı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Müstevli
- İmdat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Medet, Yardım
- Rasyonalist kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Usçu
- Hipotez kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Varsayım, Faraziye
- İrdelemek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tetkik, Araştırmak, Tetkik Ve Tetebbu Etmek, Mütalaa Etmek
- Kuşanmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Takmak
- Faks kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Belgeç, Belgegeçer
- Şeklen kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Biçimce, Zahiren, Şekilce
- Tenzilatlı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İndirimli
- Dildar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sevgili
- Buhari kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Şömine
- Sohbet Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Konuşmak
- Kök kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Asıl, Cins, Dip, Esas, Havuç, Kaynak, Köken, Nesep, Sap, Şişman, Temel, Üs
- Konmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kalmak, Konulmak, Koyulmak, Salınmak
- Sersemlemek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sangılamak
- Allık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Al
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü