Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Etap kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Adım, Aşama, Merhale - Düzenleniş kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tertibat, Tertip
- Helikopter kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Buralak, Dikuçar
- Flaş kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gözde, Ünlü
- Toprak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Arazi, Kara, Ülke, Zemin, Bölge, Tarla
- Kırık Dökük kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çürük, Değersiz, Eski
- İfşa kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Açıklama, Yayma, Ortaya Dökme, Dile Verme
- İnme kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Felç, Nüzul, Sekte
- Tüketici kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İstihlakçı, Yoğaltan
- Telafi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Karşılama, Giderme
- Bağban kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bahçıvan
- Tifüs kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Karasıtma, Lekelihumma
- Faaliyet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Etkinlik, Çalışma, Hareket, Canlılık, İcraat, Yürürlük, Çalışkanlık
- Vergici kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tahsildar
- Salaş kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tufeyli
- Koşturmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çabalamak, Uğraşmak
- Kabullenmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Benimsemek
- Afi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gösteriş, Çalım, Caka, Fiyaka
- Çitmik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çıngıl; Parmak Ucuyla Alınan (Miktar); Üzüm Salkımının Küçük Dalı; Çimdik
- Köpek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İt
- Sonraları kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bilahare
- Maketçi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yapı Taslakçı
- Kastetmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Amaçlamak, Kıymak, Kötülük Etmek
- Hainlik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hıyanet, İhanet
- Sarkıntılık Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sataşmak
- Mühimsemek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Önemsemek
- Otomatikman kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kendiliğinden
- Sıkmaç kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kompresör, Mengene
- Nüktedan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Şakacı, İnce, Nükteci
- İdam Cezası kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İdam
- Korkmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Utanmak, Ürpermek, Yılmak, Dehşete Kapılmak, Endişe Etmek
- Kılavuz Kaptan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kılavuz
- Tunç kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bronz
- Yığılma kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İzdiham
- Hafta kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yedil
- Heyecanlanmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Alevlenmek, Coşmak, Kaynamak
- Sirkeleşmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ekşimek
- Ölümlü kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Fani
- Teehhür kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gecikme
- Çizgeç kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Cetvel Tahtası
- İlerleyiş kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Seyir, Tempo
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü